"Bu bir oyun değil küçük kız, ölürsün başa saramazsın..." "Buna gerek var mı?" dediğimde gözlerini devirdi. Beni kendi eksenimde döndürmüş ve bana Özel ayarladığı sırt çantamın iplerini çekiştirmişti. "Uzun bir süre yürüyeceğiz. Hatta çok uzun bir süre." diyerek kenardan kemerlerini ayarladı. "Çantan ne kadar rahat olursa o kadar az yorulursun." Onur geri çekildikten sonra dikkatle baktı. "Tamam, iyi gözüküyor. " dediğinde gülümsedim. "Bitti yani?" dediğim sıra Mahmur önümden geçerken bir suluk bıraktı. Onur'un önüne de koymuştu. Ondan sonra Polat geçmiş ve çakı bırakmıştı. Derince bir nefes aldığım sıra Koray çakmak koymuştu, onun peş sıra gelen Asır ise termos bırakmıştı. "Ne oluyor?" dediğimde Onur gülerek yüzüme baktı. "Acil durum çantası hazırlıyoruz tabii ki." dedikten son

