"Elini tutan birileri varsa düşmek çok daha korkunç..." Nefes nefese eğildiğimde önümde diz çöktü. Saçlarımı geriye atarken gözlerimin içine baktı endişeyle. "İyi misin?" dediğinde gülümsedim. Öleceğimden bahsettiğimden beri bir bakışa kırılacakmışım gibi davranıyordu. "İyiyim." diyerek doğruldum ve ağaçların arasından arkaya baktım. "Şimdi ne yapacağız?" dediğimde o da doğrulmuş ve kaşlarını ciddiyetle çatmıştı. "Gözükmeden eve gitmeliyiz." dedikten sonra birkaç adım atmıştı. Onun peşi sıra ilerlemiştim ki önüme çıkan biriyle yüksek sesli bir çığlık attım. Yiğit elini omzuma koyan adamın elini tuttuğu gibi bükmüş, ters çevirip bir ağaca doğru ittirmişti. Hızla önüme geçen Yiğit ile etrafımızı saran dört beş kişilik çeteye baktım. "Wow wow! Keep calm!"( Sakin ol!) diyerek kolu

