"Böyle bir durumda ne denilir? Allah mesut etsin mi?" Meriç şaşkınlıktan açık kalan ağzını kapatmaya çalışarak baktı Giray’a. Ondan bu kadar sakin bir cevap beklememişti hiç. Yine öfkelenecek ve bir yerleri kırıp dökecek sanmıştı. Oysa bunların hiçbiri olmamış, Giray oturduğu koltuğa rahatça yaslanarak oldukça umursamaz bir ses tonunda bu sözleri söylemişti. "Kızmadın mı?" Kızmış mıydı? Arda ve Hayal artık umrunda değildi ki, neden kızacaktı? Evet birkaç ay önce olsa öfkeden deliye döner, o nikahı ne yapar eder iptal ederdi. Ama şimdi içinde hiçbir his yoktu onlara karşı. Ne öfke, ne kin ne de başka bir şey... Onları umursamayı bırakalı çok olmuştu. Şu hayatta tek önemsedikleri Hande ile bebeğiydi. "Onlar umurumda bile değil Meriç. Ne istiyorlarsa yapsınlar." "Çok şaşırdım." "Şaşır

