Hızlıca odadan çıktım. Koridorda ilerlerken kalbim göğsümden fırlayacak gibi atıyordu. Ayaklarımın altındaki halının yumuşaklığı bile beni sakinleştiremiyordu. Nefes alışverişlerimi kontrol altına almaya çalıştım. Gözüm kapıya odaklanmıştı. Dışarı çıkarsam, bu kabus bitecek gibi hissediyordum. Çıkıp nefes alacaktım. Bu evde nefes alamıyordum. Sonra da dönüp Aslan' ın babasına her şeyi anlatacaktım. Ama o an önüme biri geçti. Aslan’ ın üvey annesi. Kollarını göğsünde kavuşturmuş, başını hafifçe yana eğmişti. O gülümseme… Soğukkanlı, hesaplı ve zehir gibi bir gülümseme. "Nereye gidiyorsun, canım?" Buz gibi bir ürperti sırtımdan aşağı kaydı ama dik durdum. Pes etmeyecektim. Onun önünden geçmeye çalıştım ama bir adım yana kayılarak yolumu tamamen kapattı. "Her şeyi anlatacağım." dedim k

