KIRMIZI HALI

1098 Words

Öyle bir asıldı ki poşetlere, bedenim hafifçe döndü. Tam o sırada onu gördüm. Aslan’ ı. Göz göze geldik. İçimde bir şey düğümlendi. O an, sanki zaman bir anlığına durdu. Elimden poşetler düşmedi ama gevşedi. Ve birden o elleriyle tuttu hepsini. Poşetleri usulca aldı. Sonra hiç beklemediğim şekilde, avucumun içini kavradı. “Neden sen taşıyorsun karıcığım?” dedi. Şok olmuş gibiydim. Gözleri sert değildi ama içinde bir hesaplaşma vardı. “Bir... Bir şey olmaz. Melike alışveriş yapıyor.” dedim, sesim titreyerek. Semra Hanımağa ’nın öfkesini üstüme sıçratmak gibi bir niyetim yoktu. Melike onun kıymetli geliniydi. O kadar değerliydi ki, sırf onunla evlensin diye beni Aslan ’a itmişlerdi. Ben sadece bir köprüydüm. Geçtikten sonra unutulacak bir yoldum. Ama onun zehirli dilini açtırmamak için ki

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD