Aslan’ ın sesi alaycı ve sertti. “Namuslu kız numarası mı yapıyorsun yoksa seni soymamla ilgili fantezilerin mi var? Olur, soyarım.” Nefesim kesildi. Gözlerimi korkuyla açtım, geri adım atmak istedim ama bedenim yerinden kıpırdayamıyordu. Aslan gerçekten de elini uzattı, omzumdaki tük kumaşı kavrayarak çekmeye başladı. “Hayır!” Sesim titrek ve zayıftı ama yine de çıkmıştı. Omuzlarım sarsılırken, istemsizce kollarımı kendime daha da sardım. O an vücudumun her hücresine yayılan o keskin korkuyu tekrar hissettim. Tıpkı o günkü gibi… Reşat bana saldırdığında hissettiğim o dehşet, o çaresizlik içimi yeniden kavurdu. Nefesim kesildi. Midem bulanır gibi oldu. O an Aslan yoktu, bu oda yoktu. Aylar önceki karanlığa hapsolmuştum. “Dokunma…” Fısıltı gibi çıkan sesim güçsüzdü. Aslan bir an dura

