"Günaydın mi desek son kez. Ne desek?" Elimi boynuma götürüp ovalamaya başlarken, kaşlarımı çatıp Dora'ya baktım. "Ya da aramıza hoş geldin diyelim." "Bence okula hoş geldin diyelim artık." Kendi kolyesini ucundaki bacağın birini, ki onu aynı zamanda vücudundan çekip çıkarmıştı, önce benim avucuma getirip kesti, daha sonra da kendisi ve Dora'nın baş parmağına batırıp elindeki kağıda bastırdı. İmza atsalar da kolay olurdu gibi ama, neyse artık. "Al." Önce bi kendime mi gelseydim ya? "Hadi. Şu iş ben delirmeden bitsin artık." derken bir yandan da kolyenin bacağını yerine taktı ve aynı yer tekrardan vücuduyla bütünleşti. Kağıdı elime aldığımda önce elimdeki kanı emdi önce. Daha sonra da avucumun içinde yanıp yok oldu. "Sonunda." Dora rahatlamış bir şekilde yanıma otururken, aynı şekild

