Zeynep Dağlı Yatakta bembeyaz bir yüzle uyuyan çocukluk arkadaşıma bakarken içimdeki titremeyi durduramıyordum. Helin sadece abimin karısı değildi benim can yoldaşım, kardeşimden öte sırdaşımdı. Yüzündeki solgunluk, başındaki beyaz sargı bezi nefesimi kesiyordu. Hayatım boyunca en yakın arkadaşımı hiç böyle çaresiz, böyle darmadağın görmemiştim. Abim yatağın hemen dibinde başı öne eğik, adeta yaşayan bir ölü gibi duruyordu. Abimin içindeki pişmanlığı, yitip giden umudunu iliklerime kadar hissedebiliyordum. Kahvehanede yaşananlar, yerdeki kan lekeleri, abimin çaresiz yakarışları gözümün önünden gitmiyordu. Helin’in kollarımın arasında bayıldığı saniye, kalbimin duracağını sanmıştım. Koridordan gelen telaşlı ayak sesleri sessizliği bozdu. Başımı kapıya doğru çevirdiğimde camın arkasında t

