Kazık Gibi

1013 Words

Yusuf Çakır Dağlı Onun dolu gözlerini gördüğüm anda kalbime hançerler saplanmış gibi hissettim. Hatta biri o hançerleri sanki tutup çeviriyor ve daha da derine saplıyordu. Gözünden akacak olan tek bir damla yaş bile, benim için cehennem ateşiydi. Gözyaşının damladığı her yer, benim göğsümde açılan büyük oyuklar misali olacak. Helin öyle herkesin yanında ağlayabilen bir insan değildi. O gece evet çok ağlamıştı, ancak ağlanmayacak gibi bir durumda değildi ki. Ailesi tarafından terk edilmişti... Şimdi ise ağladı ağlayacak gibi olan ifadesi, nefesimi kesmek için yeterliydi. “O ne demek şimdi?” Ağlamamak için burnunu çekerken ne kadar tatlı gözüktüğü hakkında en ufak bir fikri var mıydı acaba? Hem içim gidiyordu hem de ona sımsıkı sarılıp göğsümde uyutmak istiyordum. “Bir şey demek de

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD