Gece, kulakları sağır eden, keskin bir silah sesiyle paramparça oldu. O ses, Elif'in kulaklarında sonsuza dek çınlayacak, en tatlı rüyalarını kabusa çevirecek, hayatının en karanlık, en acı anı olarak ruhuna kazınacaktı. Sonrası... Tam bir kaos. Anlamsız çığlıklar, acı dolu feryatlar, panik dolu bağrışmalar... Her şey, birbirine karışmıştı. Sanki, zaman durmuş, mekan yok olmuş, dünya alt üst olmuştu. Elif, donup kalmıştı. Ne olduğunu anlayamıyor, idrak edemiyordu. Gözleri, dehşetle açılmış, gördüklerine inanamıyordu. Zihni, bu acı gerçeği kabullenmekte zorlanıyordu. Gözlerinin önünde, bir film şeridi gibi, o korkunç an, tekrar tekrar canlanıyordu. Afra'nın gözü dönmüş bir şekilde elindeki silahı Yusuf'a doğrultması... Elif'in, "Yapma!" diye haykırarak Afra'yı engellemek için öne atılmas

