Tutku

1012 Words
Korhan, dans adımlarında usta ve kontrollüydü. Bir adım geri çekildiğinde, beni de aynı anda, sanki vücudum onun bir uzvuymuş gibi kendine çekti. Bu, bir tango değildi, bu bir zincirleme reaksiyondu. Gözleri, boynumdan sırt dekolteme doğru tehlikeli bir yolculuk yaptı. Sessiz kalınca gülümsedim. "Ne o? Çok mu beğendin?" Sert bakan gözleri yüzümde gezinip, dudaklarımda oyalanırken hissettiğim çekimle alt dudağımı dişledim ve kendime engel olamayarak ona doğru bir adım daha yaklaştım. Bordo elbisemin derin yırtmacı, yavaş tempodaki bu dansta bile dikkat çekiyordu. Korhan dans figürü olarak elini bacağımda gezdirip beni çevirirken ben de ona inat, vücudumu onun hareketlerine teslim etmek yerine, kendi ritmimi dayattım. Sağ elimi, onun omzundaki kaslara koydum ve parmaklarımı hafifçe bastırdım. Onun kasları, dokunuşumla anında gerildi. "Reyna," dedi Korhan, sesi kısılmıştı. Aynı ses tonuyla ona karşılık verdim. "Komutan." Korhan, beni aniden kendine doğru döndürdü ve belimden daha sert tutarak beni göğsüne bastırdı. Bu bir dans figürü değil, bir ele geçirme eylemiydi. O kadar yakındık ki, vücudumun her kıvrımını hissedebiliyordu. Bu yakınlaşma, salondaki tüm bakışları üzerimize çekiyordu. "Beninle dans ederken herkesi unutuyorsun," dedim meydan okuyarak. Gözleri, dudaklarıma kilitlendi. Bir anlığına tüm dünya durdu. Kalbim göğüs kafesimi dövüyordu. Unutmaya çalıştığım adamın nefesi, benim tüm irademi yerle bir ediyordu. Bana yaklaştı, dudakları sadece bir milim uzaktaydı. Gözleri, içinde kaybolduğum karanlık bir deniz gibiydi. "Unutmuyorum, senin kime ait olduğunu gösteriyorum," dediğinde kaşlarımı çatmıştım. "Ait olmak mı? Yok öyle bir şey." "Artık var," dedi sinir bozucu bir gülümsemeyle. Etrafa baktığımda bazı kadınların bize hoşnutsuz baktığını, erkeklerin ise hiç bakmadığını görmüştüm. Korhan kulağıma fısıldadı. "Herkes senin bana, benim de sana ait olduğumu biliyor." "Gerçek değil ki bu," dediğimde sırıttı. "Kimin umurunda?" Bilerek yapmıştı. Sırf kimse bana bakmasın diye sevgili gibi görünmemizi sağlamıştı. Öfkeyle dişlerimi sıktım. Şarkının son notası çaldığında, Korhan kolumdan yakaladı ve beni dans pistinin dışına doğru çekti. "Gidiyoruz," dedi, sesi dansın gürültüsünde bile keskin ve emrediciydi. "Nereye?" diye itiraz ettim, bileğimi kurtarmaya çalışarak. Bordo saten elbisemin eteği, bu ani hareketle bacağıma dolandı. "Ben gelmiyorum." Korhan, beni duymazdan geldi. "Baş başa konuşmak istiyorum." "Bekleyemez mi?" dediğimde bana sert bir bakış attı. "Bekleyemez." Beni davetin yapıldığı salonun arka koridoruna, daha az aydınlatılmış bir alana sürükledi. Arkamızdaki müzik sesi azaldıkça, aramızdaki gerilim daha da yoğunlaştı. Otoparka geldiğimizde, Korhan beni kendi siyah, zırhlı görünümlü aracının yanına getirdi. Kapıyı açıp beni hızla ön yolcu koltuğuna oturttu. Kapıyı benim için kapatmadan önce, bana son bir sert bakış attı. "Kemerini tak." Yol boyunca tek kelime konuşmadık. Arabanın içindeki sessizlik, dışarıdaki davetin gürültüsünden daha boğucuydu. Korhan'ın yüzündeki gerginlik, gece lambalarının ışığında net bir şekilde görülüyordu. Ben ise ona bakmaktan, onu izlemekten kendimi alamıyordum. Sinirliyken bile bu kadar çekici olması haksızlıktı. Korhan'ın evine geldiğimizde, Korhan kapıyı açıp geriye çekildi ve içeriye geçmemi işaret etti. İçeriye geçtiğimde o da arkamdan gelip ışıkları açmıştı. Ne yapacağımı bilemez halde boş boş evin içerisine bakarken birden Korhan gelip, beni sertçe duvara yasladı. Bordo elbisemin ipeği, soğuk taş duvara değdi. Boynumdaki bukleler, bu ani baskıyla dağılmıştı. "Beni dinle," dedi, gözleri alev alevdi. "Sana beni zorlamamanı söylemiştim ama sen ısrarla devam ediyorsun." "Ne yapıyorum?" Gözlerimi ondan ayırmadım. Korhan, aniden bir kolunu başımın yanındaki duvara koydu. Nefesi yüzüme çarpıyordu. Yüzündeki öfke ve sert ifadesi bendeki bastırılmış arzularımı uyandırıyordu. Öyle çekici geliyordu ki nefesim kesiliyordu. Normalde de bende böyle bir etki bırakıyorken sert tavrı, onu daha çok arzulamamı sağlıyordu. Yüzüme biraz daha yaklaştı ve sıcak nefesinin tenimi yakmasına izin verdi. "Beni.. Gerçekten. Zorluyorsun." "Neden zorlandığını anlamıyorum," dediğimde içimden, artık açık konuşması için dualar etmeye başlamıştım. Korhan dişlerini sıktı. "Senden uzak durmaya çalışırken şu an geldiğimiz hale bak Reyna." "Uzak duramaman benim problemim değil," diye fısıldadığımda karşımda bu halde olması kesinlikle bana zevk vermişti. "Beni bu hale getirmek için uğraştığını görmedim sanma. Üstelik sen, benden daha beter haldesin." Anlamazca ona bakarken boştaki eliyle boynumu kavradı ve kafamı sağa yönlendirip boynuma doğru eğildi. Nefesini boynuma değdiği anda bacaklarımın arasında yoğun bir karıncalanma hissetmiştim. Onu istiyordum. Eliyle boynuma ufak bir baskı uyguladıktan sonra boynumdan belime doğru indirdi ve belimi kavrayıp sertçe çekerek beni kendisine yasladı. Hissettiğim çekimle gözlerimi kapatıp zevkle mırıldanırken eli, bacağımı buldu. Bacağımı önce okşadı ardından sertçe kavrayıp kendi beline doladı. Gittikçe soluklarım hızlanırken boynuma birkaç öpücük kondurduğunda artık kontrolü ona bırakacağımı anlamıştım. Boynuma art arda öpücükler kondurduktan sonra hafifçe geriye çekildi. İkimiz de göz göze geldiğimizde ilk defa bu kadar yoğun bir duyguyla birbirimize bakmıştık. Tutku. Birden sertçe diğer bacağımı da kavrayıp beline sardı ve beni kucaklayıp duvara yasladı. Düşmemek için sıkıca onun kalın kollarına tutunurken bana yaklaşıp dudaklarını dudaklarımla buluşturdu. Büyük bir tutkuyla birbirimizi öperken gittikçe daha da sert olmaya başlamıştı. Beni kendisine sıkıca bastırıyordu ve duvar ile onun arasında ezilmek bana inanılmaz haz veriyordu. Birden beni iyice sarıp içeriye doğru yürümeye başladığında, kollarımı onun boynuna dolayıp öpmeye devam ettim. Yumuşak dudakları içimi titretiyordu ve onu deli gibi istiyordum. Sırtım yumuşak bir zeminle buluştuğunda onun odasında olduğumuzu anlamıştım. Elleri bedenime hükmederken ben de titreyen ellerimle onun gömleğinin düğmelerini çözmeye çalıştım ama iki bileğimi de tek eliyle yakaladı ve kafamın üzerinde birleştirdi. Gözlerimin içine bakarken fısıldadı. "Uslu dur. Yaptıklarının karşılığını alacaksın bu gece." Ben ona anlamazca bakarken boştaki elini hafifçe boğazıma bastırdı ve dudaklarımı öpmeye başladı tekrardan. Anında susamış gibi ona karşılık verdim. Onu öpmeyi, bedenini hissetmeyi fazlasıyla seviyordum. Boğazımdaki elini göğüslerime indirdiğinde gözlerimi sıkıca kapattım. İlk defa aklımı kaybedecek kadar tutku hissetmiştim. Göğüslerimi hafifçe sıktıktan sonra elini daha da aşağıya indirmeye başladı. Belimde gezinen eli benim kıvranmama sebep olmuştu. Daha fazlasını istiyordum ve bunun için ona yalvarabilirdim. Delirmek üzereydim. Eli, biraz daha inip kadınlığımı bulduğunda ağzımdan istemsizce bir inleme çıktı. Korhan elini hareket ettirerek, elbisem üzerinden kadınlığımı okşarken ben istemsizce iniltiler çıkarmaya devam etmiştim. Belki sonrasında ondan çok utanacaktım ama aldığım haz bunu umursamamı engelliyordu. Eliyle okşamaya devam ederken birden yüzüme doğru yaklaştı. "Neden bu kadar ıslandın?" "Senin için," dedim zorlukla. Sesim kısılmıştı, kendimi kaybetmiştim ve artık tüm ipler onun elindeydi. Korhan cüretkar bir şekilde dudağıma birkaç öpücük kondurduktan sonra elbisemin eteğini yukarıya doğru sıyırdı. Islanmış halde olan tangamın üzerinden kadınlığımı okşarken kafamı yatağa bastırdım. Aramızdaki tek engel bir kumaş parçasıydı ve onun bir an önce yok olmasını istiyordum. Bedenini aşağıya indirdiğinde şaşkınlıkla ona baktım. Çamaşırımın üzerine bir öpücük kondurup tangamın iplerini tuttu ve aşağıya indirdi. Aramızdaki tek engeli ortadan kaldırmıştı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD