Arzu +18

1121 Words
Koydaki şehvetli anların ardından, Korhan beni kucağına aldı ve arabasına taşıdı. Kırmızı elbisem buruşmuş, rujum dağılmıştı ama hiç umursamıyordum. Korhan dağınık saçları ve gömleğinin altında belirginleşen kaslarıyla çok tahrik edici görünüyordu. Yolda, ikimiz de konuşmadık. Arabanın içini dolduran tek şey, aramızdaki yoğun sessizlik ve birbirimizin kokusuydu. Yan yana oturuşumuz, daha önceki gergin mesafelerden uzaktı; artık birbirine ait, rahat bir yakınlıktı bu. Yol boyunca kurt pençesi kolyemle oynamıştım ve salak salak sırıtmaktan kendimi alamıyordum. Eve geldiğimizde, Korhan anahtarını çıkarıp kilide taktığında gülümsedim. Kolyemdeki kurt pençesi taşından onun anahtarlığında da vardı. O kadar romantik bir hareketti ki bunu hemen kızlara gidip çığırarak anlatmak istemiştim. Korhan birden beni kucağına aldı ve kapıyı ayağıyla kapattı. Beni hiç indirmeden koridora yöneldi, adımları ne aceleciydi ne de yavaş. Onun bu maskülen enerjisi bende yoğun duygular oluşturuyordu. Sıkıca onun boynuna sarıldım ve kokusunu içime çekti. Bu karizmatik koku, bende bağımlılık yaratıyordu. Daha önce hiç görmediğim bir odaya girdiğimizde odayı inceledim. Cam önünde deri bir koltuk vardı. Çift kişilik yatak ve piyano... Odaya siyah tonları hakimdi. Beni yatağın üzerine bıraktı. Kırmızı elbisem, siyah çarşaflarla dramatik bir kontrast oluşturuyordu. Odanın tek ışığı, loş, turuncu renkli bir gece lambasıydı. Korhan, üzerindeki siyah gömleğinin üst düğmelerini çözdü. Kaslı göğsü ve omuzları bacaklarımı aralama isteğime neden oluyordu. Mini dolaptan iki kadeh ve bir şişe kırmızı şarap çıkardı. Şaraplarımızı doldururken gerilen sırt kaslarını görünce dudaklarımı dişledim. Bu adam neden bu kadar etkileyiciydi? Doldurduğu kadehimi bana uzattığında tebessüm ederek aldım. O, boştaki elimi tutup beni yanına çekti. Tekli deri koltuğa yerleştiğinde ben de kucağına oturdum. Anında elini sahiplenici bir şekilde belime yerleştirmişti. "Korhan senin hayatını çok merak ediyorum." "Ne gibi?" dedi şarabını yudumlarken. "Mesela aileni, nasıl büyüdüğünü, askerlik dışında nasıl olduğunu." "Şımartılarak büyüdüm. Her zaman ne istersem benim oldu. Ailem hep arkamdaydı ama kendim olmak için onlara rest çektim. Asker olmamı hiç istememişlerdi ama yaptım. Özel time de katıldım. Mesleğimde en iyisi olmaya çalıştım," dediğinde şaşırmıştım. "Güçlü olduğunu düşünüyor musun?" "Düşünmüyorum, biliyorum," dediğinde hayretle kaşlarımı kaldırdım. "Bu kadar güçlü olmamda hiçkimsenin payı olmadı. Her şeyimi kendim hallettim. Ben, istedim ve oldurdum." "Ailenle görüşüyor musun?" dediğimde kafasını belli belirsiz salladı. "İstanbul'a yolum düşerse gidip görürüm onun dışında hayır." "Yalnız bırakılıp kendini bulan çok kişi gördüm ama yalnızlığı seçip kendisini bulan birini ilk defa görüyorum," dediğimde sırıttı. "Hayatıma yalnızca benim için özel insanları dahil ederim. Riskli bir mesleğin içinde olduğunda hayatın, zamanın, nefesin değerini çok iyi anlıyorsun." "Beni hayatına dahil ettin ama," dedim gülümseyerek. Alnıma bir öpücük kondurdu. "Çünkü sen benim için en özel insansın." Ona büyük bir sevgiyle bakarken gözlerim piyanoya kaymıştı. "Çalar mısın lütfen?" "Normalde yalnızken çalarım ama gel bakalım," dedi ve ayağa kalkıp beni de kucağında, ayağa kaldırdı. Piyanonun yanına geldiğimizde indirdi. Kapağı açıp çalmaya başladığında duvara yaslanıp onu izledim. Kemikli ve damarlı elleri enstrümana o kadar çok yakışıyordu ki büyüleniyordum. Karanlık ve soğuk notalarla bir parça çalarken odanın atmosferi tamamen değişmişti. O, gözüme bu kadar çekici geliyorken istemsizce kışkırtıcı bakışlar attım saçlarımla oynamaya başladım. Korhan'ın gözleri beni bulurken saçlarımdaki ellerim boynuma inmişti oradan da göğsüme. Korhan sertçe yutkunurken bir anda ayağa kalktı ve karşıma geldi. Duvar ve onun bedeni arasında sıkışıp kalırken bir eliyle boynumu tuttu ve beni sertçe öpmeye başladı. Öperken bir taraftan da gömleğinin düğmelerini çözüyordu. Siyah gömleğini çıkardığında iri gövdesi ortaya çıkmıştı. Ardından, pantolonunun kemerini çözdü. Kıyafetlerimiz yeri boylaması aramızdaki son engelin yıkılışını temsil ediyordu. Ben, onu hayranlıkla izlerken, Korhan yatağın kenarına, benim hizama diz çöktü. Gözleri, alev almış gibiydi. "Bu gece," dedi, sesi çatallıydı. "Sadece sevişmeyeceğiz, Reyna. Sen, o meydan okuyan, asi ruhunu bana teslim edeceksin. Ve ben, o ruhu alıp, seni baştan yaratacağım." Korhan, ellerini elbisemin fermuarına götürdü. Yavaşça aşağı indirdi. Gözleri, bu sırada bir an bile gözlerimden ayrılmadı. Bu, aramızdaki bir bakış savaşıydı; teslimiyetimin ve onun zaferinin ilanıydı. Bu benim de zaferimdi. Kırmızı saten elbise, sırtımdan aşağı kayıp yere yığılırken, Korhan nefesini tuttu. Üzerimde sadece iç çamaşırlarım kalmıştı. Eli, boynumdaki kurt pençesi kolyeye uzandı. Ardından dudakları, boynuma, kolyenin hemen yanındaki damarıma indi. "Sen benimsin. Sadece benim," diye fısıldadı. Hissettiğim çekimle gözlerimi kapattım. Bu tatlı hükmetme, Korhan'ın cinsel kimliğinin en derin kısmıydı. Her bir dokunuşu, bir emirdi. Ben ise, ona itaat etmenin getirdiği tarifsiz bir arzu patlaması yaşıyordum. "Korhan, seni çok istiyorum," diye inledim. "Biliyorum," dedi. Dudakları, göğsümün üzerine, o sertleşmiş tepelere doğru bir yolculuğa çıktı. "Ve bu gece, istediğini alacaksın." Korhan'ın elleri, belimi kavradı ve beni yatağın ortasına doğru çekti. Vücutlarımız birleştiğinde, aramızdaki tüm hava elektriklenmişti. Korhan, dudaklarıma saldırdı; bu öpücük, koydaki o romantik öpücükten çok farklıydı; bu, onun tutku dolu bir emriydi. O, beni kucaklarken yatağa yatırdı. Vücudumuzun her bir santimi birbirine yapışmıştı. Kaslı bacakları, benim pürüzsüz tenime sürtünürken çıkan ses, odanın sessizliğini bozuyordu. "Kendini bana bırak, Reyna," diye fısıldadı. "Kontrol bende. Sen sadece hisset." Ben, onun dudaklarının tadını çıkarırken, ellerim de göğsündeki sertleşmiş kasları okşuyordum. Onun gücü, beni daha çok teslim olmaya itiyordu. Korhan, dudaklarını ayırdı ve gözlerime baktı. Elini, iç çamaşırımın kenarına götürdü ve tek bir hareketle onu çıkardı. Ardından benim üzerimde, kendisi de son engelini kaldırdı. Çıplak tenlerimizin teması, bir şok dalgası yarattı. Korhan'ın cildi sıcaktı, arzunun ateşiyle yanıyordu. "Sana ne yapacağımı hayal edebiliyor musun?" diye sordu, sesi kısıktı. "Hayır... ama durma," diye yalvardım. Korhan, dudaklarıma yaklaştı. Kendisini yavaşça bana yerleştirdiğinde, nefesim kesildi. Bu, dün geceki gibi hızlı bir tutku değildi; bu, bir birleşmeydi. İkimiz de tamamlanmak üzereydik. Gözleri, benim gözlerimden bir an bile ayrılmıyordu; aramızda sadece fiziksel değil aynı zamanda duygusal bir bağ da vardı. Penisini iyice vajina girişime yerleştirdikten sonra hafifçe ittirdiğinde bacaklarımı kastım. O kadar büyüktü ki girmemişti. "Korhan!" diye inledim. Kulağıma eğildi. "Şhh kasma kendini." Onun dokunuşları ve çekici ses tonuyla ben daha da fazla ıslanmaya başlamıştım. Korhan, penisini vajinama sürtmeye başlamıştı. Hareketleri beni delirtiyordu. Onu deli gibi içimde istiyordum ama alamıyordum. Korhan tekrardan penisini yerleştirip kendisini ittirdiğinde hafifçe inledim. Girmemişken bile bu kadar zevk veriyorsa içimdeyken alacağım zevki düşünemiyordum. Korhan alıştığımdan emin olduğunda sürtmeye devam ederken bir anda kendisini içime doğru ittirdi. Anında inleyip onun omzunu tırnaklarımla çizdim. O ise geri çekilip daha sert bir şekilde girdi. Canım yanmıyordu aksine o kadar çok zevk alıyordum ki aklımı kaybetmek üzereydim. Gözlerimi kapatıp onu daha çok hissetmeye çalıştım. O, benden gelen bu teslimiyete karşı, hızını ve gücünü artırdı. Yatak gıcırdıyor, bizim ritmimizle uyumlanıyordu. Korhan'ın nefesi, benimkine karışıyor; terimiz, tenlerimizi birbirine yapıştırıyordu. O, sert ama şefkatliydi, benim acı eşiğimi biliyor ve beni o sınıra kadar itip geri çekiyordu. Sonunda, Korhan son bir derin nefes aldı. Bütün gücüyle bana sarıldı. Dudakları, kulağıma yaklaştı. "Sadece benimsin, güzelim. Ben de senin. Ve ben, seni asla bırakmayacağım." Titreyerek teslim oldum. Bu, sadece orgazm değil, Korhan ile ruhlarımızın birleşmesiydi. Gece, bu yoğunlukla bitmedi. Korhan, beni kolları arasına aldı. Uykuya dalmadan önce, saçlarımı öptü. Gecenin ilerleyen saatlerinde, ikimiz de yorgun ama doymuş bir şekilde birbirimize sarılıyorduk. Artık sadece sevgili değil, birbirimizin sahibi ve esiriydik. Kontrol ondaydı ve ben, bu kontrolü ona vermekten tarifsiz bir zevk almıştım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD