Hamdullah'ın anlatımı. Toplantı sonrası annemi görmek için eve geldiğimde, onu salonda göremeyince fark ettim... Gözlerim bu evde en çok onu görmeye alışmıştı. En çok o yakışmıştı bu eve. En çok onun varlığını sevmiştim. Günün yorgunluğu ve bitkinliği omuzlarıma çökse de yukarı çıkarken kalbim sanki bir ergen gibi heyecanla çarpıyordu. Onu görecek olmanın verdiği o tarifsiz hisle çocuk gibi heyecanlanıyordum. Kendi kendime alay ederken kapısını çaldım… Ama onu o hâlde görmeyi hiç beklemiyordum. Solin’i o halde görmek… Kalbimin ortasına sıkılmış bir kurşun gibiydi. Kendimi çok az bu kadar çaresiz hissetmişimdir. Yatakta ölü gibi yatarken ne kadar çok bitkin ve halsiz olduğu yüzünde okunurken aynı ifade içinde acı da vardı. Belli ki çok ağrısı vardı. Ama laftan anlamıyordu işte o

