Solin Soran Yalnızlık ve karanlık… İkisi de en çok korktuğum şeydi. Ama bu sefer ne karanlıktan korkuyordum ne de yalnızlıktan. Sanki o hep yanımdaymış gibi hissediyordum. Sesi yoktu, yüzü yoktu ama kendisi vardı. Kalbim onun varlığını duyuyordu, kulaklarımda yankılanan tek şey ise adımlarının sesiydi. Gözlerimi kapattığımda zihnimde beliren tek yüz onundu. Halimden hiç şikâyetçi değildim; yerim iyiydi. Malagel’in oğlu yoktu ama hayali yanımdaydı. Gardiyanlar bile içeri girmeye çekinirken, değişen nöbetlerden bir buçuk gün geçtiğini anlayabiliyordum. O sürede ne uyumuştum ne de yemek yemiştim. Sadece onu düşünmüştüm. Aşk var ve bir dünyaya sığacak kadar his. Hayatımda ilk defa böyle kalbim hislerle oluyor. Aşk bu aşk hani bu kitaplarda geçen aşk. Kimsenin görüp duyamadım ama sadece

