SAHRA
Hatasını anlar yine eskisi gibi kanatlarının arasına alır bize konuşmak iyi gelir sandım yanılmışım. Kabuk tutmayan yaram kanar durur yüreğim bir işe yaramaz bundan sonra nafile. Üzerime lanetini bırakıp gitti akıttığım yaşlarım değmezmiş harcanan tükenmiş yıllarıma hesap vermedi. Yaramı kim saracak? Yasımı kim tutacak? Kim yaşadığım acıları söküp atacak? Hesap vermeden benden öylece ne var yok çekip aldı. Hiç bir şey olmamış hayatına devam ederken çıkmazın içinde tıkılıp kaldım. Karanlığa çöken yalnızlığımda penceremin altında bekleyen adam dinmeyen yaşlarıma kayıtsız kalmadı. Babam dediğim adamın yapamadığını el adamının esirgemediği kolları onun görevini üstlendi. Tek kelime kurmadan acımı hafifletmek için çırpınırken o başkasının kollarında şefkat aramamı reva gördü……
Sabahın güneş ışıkları odanın içini işgal ederken bir kere bile olsun gözlerime uyku uğramadı. En un ufak etti kalbimi nefes alamadığımı boğulduğumu duvarların üzerime geldiğini hissettim. Bir cesaret çantamı kapıp evden kendimi atmaya karar verdim.
“ hayırdır sabahın köründe? “
Şermin yolumu kesmiş hesap soruyor babam elimdeki çantama gözüne çarptı
“ Şermin “
Başı ile içeri geçmesini istedi bana sırtını dönüp salona adım atarken
“ geç kalma “
İlk defa gidiş biletimi imzaladı dur dese bile evden çıkışıma mani olamayacaktı. Evin avlusundan kendimi dışarı attım Levent ile göz göze geldik nereye? Yüz ifadesi belirdi. Başımı çevirip nereye gideceğimi bilmeden kaldırım taşlarına bakarak yürüdüm mahallenin çıkışında yolumu kesti.
“ Sahra “
Arabaya binmem için işaret verdi yalnız kalmak istiyorum ve bu isteğime itiraz edeceğini biliyorum.
“ Sahra hadi bin şu arabaya “
“ rahat bırak yalnız kalmak istiyorum “
“ bin arabaya sonra istediğin kadar yalnız kalman için zamanın olacak “
Laftan almayacak ısrarcı inat oluşu her an birilerine görecek endişesiyle mecbur dediğini yaptım…..
Yol boyunca sessizlik eşlik ederek beni sahil kenarında cafeye getirdi. Denizin dalgaları gibi esinti ile saçlarım dalgalandı.
“ dün ne yaşandı bana anlatacak mısın? “
İçime kapanmış sessiz kaldım
“ babanın ağzından evliliğe onay çıkmamış ama ondan sonra neler yaşandı? Geceden bu yana gözlerindeki yaş dinmedi “
Ellerimi tuttu
“ canın yanıyor biliyorum izin ver yaralarını sarayım her bir zerrem sızı içinde yakın bir o kadar da sana uzağım aşmama müsaade etmiyorsun “
Ellerimi çektim
“ Levent seninle sar başa kanayan yaralarımı oturup anlatamayacak kadar çok yorgunum. Yalnız kalmak için evden çıktım düş yakamdan dediğim halde peşimi bırakmadan buralara kadar getirdin. Tartışmalara kapalıyım hem başlamadan biten… “
“ Sahra defalara af diledim bir şans istedim geri çeviriyorsun tek başına karar alıyorsun. Ama çabalayan hep benim halimi görmüyorsun “
“ en başından olmaz dedim direttikçe direttin bir kıvılcımda bana imalarda bulundun. Benim yanımda duracağına nasıl emin olayım? Sana nasıl güvenmeni rahatlıkla başımı omzuna yaslanmamı bekliyorsun? Olmaz Levent senden, benden, bizden olmaz “
“ yine kestirip atıyorsun? Tek bir hatamda cezamı kesip atıyorsun “
“ hatalar yenisini peşinden sürükler her hatanın telafisi olmaz “
“ insanız sonuçta hatalar yapa… “
“ yaptığının her hatanın ardından af dileyeceksin görmezden gelip elimin tersi ile silip atsam. Tekrarlanan hatalar sırlandığı taktirde yine af dileyeceksin “
“ Sahra lütfen bir şans istiyorum bir daha hatalara yer açmayacağım. O zaman beni tanıyacaksın aynı şeyleri yaşamayacağız yeter ki elimi bırakma “
“ ben kime ne anlatıyorum? Laftan anlamayacaksın değil mi? “
Dili ile şıklattı
“ seninle nefes almama izin verene dek geri adım atabileceğimi sanmıyorum “
Ondan kaçacak alan bırakmıyor neden oturmuş onu dinliyorum ki ? Derin nefes aldım
“ hayatıma yeni hatalar kabul edemem kapımda yatsan ortalığı yakıp yıksan dönüşü bile olmayacak son bir şans tanıyorum “
Kollarının arasına aldı yanağıma uzanan dudakları elim aramızdaki duvardı
“ geri dönüşü olmayacak hatalara girme sınırlarını aşma”
“ peki sen nasıl istersen “
Parmaklarını parmaklarımın arasına girdi….
Birkaç saat İstanbul sokaklarında turladık şirketten telefon geldiğinde yüzünü astı. Gitmek zorunda olduğunu bir dahaki sefere telafi edeceğini söyledi. Bir başıma sokaklarda dolanacağımı beni eve bırakmayı teklifine ret ettim. Aradan yıllar geçmiş evden dışarı adım atmayışımın acısını çıkarmak istedim sokakların altını üstüne getirdim. Sahil kenarında yürürken alışveriş yapmayı ihmal etmedim yetmedi kesilen nefesimi geri getirmeye….. Ellerim alışveriş paketleriyle dolu evin avlusundan içeri girdim gelişim ile gözler bana çevrildi. Akşam yemeği için bahçeye hazırlanmış kurulu sofraya oturuyorlardı. Şermin kapıda belirmiş yanımdan geçerken elimdeki paketlere göz ucu ile baktı.
“ hayırdır kız alışveriş yapacak parayı nereden buldun? “
Gözlerimi devirdim
“ Şermin “
“ ne dedim şimdi ben? Kızına da laf söyletmezsin “
“ Sahra gel otur yemek hazır “
Başım ile onayladım elimdeki paketleri kenara bırakıp yerime geçtim. Şermin yemekleri servis yaparken babamın gözleri ben ve alışveriş paketleri arasında gelip gidiyor.
“ bu zamana kadar verdiğin harçlıklarla aldım “
Dilin ucuna gelip sarf edemediği aklından geçenlere tercüman oldum
“ aldığın harçlıklarınla bu markaların fiyatlarına gücün yetmez indirime denk geldin herhalde? “
“ normal şartlarda o markalara verecek param yok ama evden dışarı adım atmadığımdan. Yılların vermiş olduğu birikimim ile epey kendime yatırım yapmak zor olmadı. Param onları almaya yetti hatta artı bile diyebilirim bence sende denemelisin. El aleme gösteriş olsun diye eli dolu komşularının kapısını çalmayı bırakırsan. Bak o zaman kanun kadar zengin olabilirsin “
Lafı ağzına tıkadım Şermin bana öfkesini harladığımı biliyorum
“ yeter bir günde ağzımın tadını kaçırmadan şu sofrada ailece yemek yemeyi bana çok görmeyin “
Babamın araya girmesiyle sessizlik çöktü Şermin kudurduğundan dudaklarını kemirip duruyordu. Babam bakışlarını önünden çekmeden iki dudağının arasından çıkacak sözleri hayrete düşmeme sebep
“ kızım sende dilediğin zaman abartıya kaçmadığın sürece eve tıkılıp kalma “
Şaşkınlıkla gözlerimi babama çiviledim birden ortaya attığı sözlerinin nedeni belliydi. Elini arkaya attı pantolonun cebinden çıkardığı cüzdanının içinden kartı alıp bana uzattı.
“ yanında bulunsun lazım olur “
“ nasıl yani? sen... “
Babamın Şermin ‘e gözlerini dikmesiyle susması bir oldu
“ gerek yok “
“ yanında bulsun diyorsam sözümü ikiletmeden kabul edeceksin “
Kartı önüme bıraktı bunca zaman verdiği paranın bir kuruşuna dokunmadım. Alın terimle kazandığım para ile alışveriş yaptığımı gelir kaynağını açıklama yapamayacağımdan attığım yalandı. Söylediğim yalana inanmış bana güvenerek kartını harcamam için verdi. Limiti aşmayacağımı, sürekli evden dışarı çıkıp dolaşmayacağıma, alışveriş tutkum olmadığını gayet emindi. Yıllardır süren alışveriş alışkanlığım aşırıya kaçmadığımdan evden dışarı adım atmayışıma bağlı. Nereye gidecek? Kiminle buluşup, kimle arkadaşlık edecektim? Hayatımda olan arkadaşlarım ise bir araya gelsek de mahallenin dışından çıkmazdık. Bu yüzden gerek duymazdım bayramda seyranda, düğünlerde, aile gezmeleri dışında evde spor kıyafetlerini çekmiş oturuyorum. Mahalle gezmesinde jean bir tişört yada badi kendime özendiğim söylenemez. Saçlarıma olan düşkünlüğümden saçlarımda oluşan kırıkları aldırmak gibi başka işlem yaptırmadım. Yaşıtlarım gibi süslenip püslenip ortalıkta salınmadım içimden de gelmiyor……