SAHRA
Kaç gündür eve hapsoldum Levent peşimi bırakmıyor her gece penceremin dibinde soluğu alıyor. Bana inatçı derken asıl kendi inat emeline ulaşmadan yakamdan düşmeyecek. Başımdaki dert bir tek Levent değil ki hemen, hemen her gece mekanı mesken tutan o adam. Beni sorgulamış adımın Lora olmasından başka bilgisi olmadığını maddi acıdan bu işe ihtiyacım olduğum dışından bilgi sızdırmamış. O günden sonra bir daha mekana gelir mi? ona ulaşabileceğimiz iletişim numarası bulmadığını söylemiş. Ne kadarı bu yalana inanır peşimi bırakır bilemiyorum bekleyip göreceğim yoksa izimi kaybettirecek bir daha o mekana dönmeyeceğim…Herkes odalarına çekildi uykuya daldıkların sıra saatini şaşmayan Levent odamın penceresinde nöbette. Perdeyi sıyırıp camı araladım gözlerimi devirdim
“ senden kurtuluşum yok mu? “
“ sence? “
Ya sabır dilercesine tebessüm ettim
“ omzuma atmamı istemiyorsan gel hadi “
“ peki ama son bir kez geleceğim bir daha asla dediğin olmayacak “
“ sen gel hele bi sonra karar verirsin “
Arka bahçeye dolandı bende odamın diğer pencereye yöneldim. Pencereden aşıp yanına gittim çalıların arasında karanlığın gölgesinde karşısına geçtim dinliyorum dercesine baktım.
“ neden bu inadın? “
“ asıl sana sormak gerek neden bu ısrarın? “
“ soruya soru ile karşılık veriyorsun alt tarafı seninle bir ilişki mertebesinde yola devam etmek istiyorum “
“ bende sana olmaz diyorum “
“ neden? “
İsyan eder gibi fısıltısı
“ aşk meşk gönül ilişkilerine girmek istemiyorum sen yada bir başkası fark etmez “
“ korkuyor musun? “
“ korkmuyorum sadece inancım yok diyelim “
“ aşka olan inancını yeniden filizlendirmemi izin ver “
“ neden anlamıyorsun? Hiç kimse aşkın ölümsüz olduğuna bana inandıramaz “
“ nasıl bir ilişki yaşamış olabilirsin de hemen kestirip atabiliyorsun? “
Ona şahit olduklarımı anlatamam babamın ihaneti acımadan annemi bu hayattan koparıp aldığından bahsedemem
“ anlayamazsın o yüzden herkes kendi yoluna “
Harekete geçtim gidecekken bileğimden yakaladı
“ Sahra lütfen sadece tek bir şans vermeni istiyorum pişman olmayacaksın “
“ emin misin? Belki sözlerinde haklı payın olabilir pişmanlık yaşatmayabilirsin. Fakat tam şurada beynimin içindekileri yok edemezsin boşa kendini yorma çek git yoluna “
Ellerinin arasına yüzümü aldı geri adım attım
“ Sahra ömür boyu kaçamazsın kaderinden bırak izin ver sarayım yaralarını “
Başımı iki yana salladım gözlerimdeki yaşlarım hazır tek bir damla akıtmamak için savaşım
“ aşk adını anmam kanmam sevdalara değmez anladın mı? Tükendi sevgilere kalbim kimse yaramı saramaz acımı yasımı tutamaz. Söküp aldı benden yalanlarla benden çekip gitti inancımı kaybettim “
“ yaşadığın her ne ise bedelini bana ödetmek istiyorsun söyle bana bunu hak edecek ne yaptım? Hesap ver senin kaybettiğin inancının yasını bana neden reva görüyorsun? Kimsenin peşinden seline kapılmazken senden gidemiyorum “
“ Levent git “
“ hayır “
“ lütfen git “
Hayır anlamında başını salladı kollarının arasına sardı direndim kollarından çıkmadım ne kadar yorgun düştüğünün farkına vardım.
“ gidemem senden bırak kendini bana yavaşça ruhunu sarayım. Varlığım dursun yanında sakin ben sevdikçe bütün izleri yok edeyim güzelleşsin dünyan “
Ben olmaz dedikçe ısrarı…İki ruh bir araya gelmesi temiz sayfa açmak benim için imkansız vazgeçmeyeceğini üzerine bastırarak söyledi. Ne dediysem ikna olmadı karmaşık duyguların içinde nereye savrulacağım? Korkularım yitirdiğim sevdaya yelken açmak ürkütüyor. Aşk acısı ile kavrulup yanmaktan kaçarken onun sarmaşık güllerinin arasına sıkışıp kaldım…..
Kendi kendime kavga ediyorum teklifini geri çevirmek işe yaramadı tuttuğu elimi bırakmamaya yeminli. Beni korkularımla baş başa bıraktı durulmuş sular dalgalanıyor. Aklımda yer edinen sahne ihanetin acısıyla canından olan annem yasını tutarken nasıl olacak bilemiyorum. Kalbim ise ne zamana kadar kendine haksızlık edeceğini, sevme sevilme hakkını elinden alıyorsun diye sorgular oldu. Hep yalan sevdalar üzerine kurulu olacak diye bir şey yoktur diye kalbim avutuyor. Kalbim avutuyor avutmasına da Levent ‘i avutamayacağım gece mesaisini nasıl anlatacağım? Anlatamam ki her zamanki gibi evin ışıkları sönmesi ile yanı başımda soluğu alıyor. Yarım saatten fazla yanında kalamıyorum söylenmeye başlayacaktır gündüzleri bir şekilde onunla buluşmanın yolunu aramalıyım ama nasıl? Bir senedir evden dışarı adım atmıyorum mahalledeki yaşıtlarım okumak için şehir dışına gitti. Kimi taşındı bir başıma kaldığım sokaklar sessizlik eşlik ediyor. Bir iş bulup çalışsam desem asla izin vermez yoksa milletin kıçında pireler uçarken gecenin köründe ne diye sokaklara düşeyim? Gerçi kazandığım parayı hiçbir yerde alamam elde tutulacak meslek edinemedim. Gözlerimin önünde şıklatılan parmaklar düşüncelerimden sıyırıp attı
“ kaç dakikadır sesleniyorum yine aklın nereye uçup gitti? “
“ ben çalışmak istiyorum “
Birden dudaklarımdan döküldü elindeki kaşığı ikaz eder gibi bıraktı
“ asla otur oturduğun yerde “
“ neden? Ömür boyu bu eve beni hapsederek eline ne geçecek? Hayallerimi elimden aldın bari çalışma istediğime karşı çıkma “
“ Sahra olmaz dedim hem hangi meslek dalında görev alacaksın? Şirkete gel başla desem elini yüzüne bulaştırsın “
“ o kadar bana güvenin yok kendimi geliştirebileceğim elbet meslek grupları vardır. Zaten şirketinde dip dibe olmak istemem “
“ ben son sözümü söyledim uzatayım deme konu kapandı “
Kestirip attı sandalyeden kalktım
“ nereye? Otur yemeğine ye “
“ yeterince doydum size afiyet olsun “
“ Sahra geç otur beni daha fazla sınırlarımı zorlama “
Ardımdan söylediklerine aldırış etmeden odama geçtim kapımı kilit vurdum. Tuttuğum yaşlarımı akıttım asla sana rağmen yenilmeyeceğim gün gelecek bu kapıdan çıkıp gideceğim. Mumla arayacaksın ama bulamayacaksın senden uzaklarda olacağım aynı şehirde seninle havayı solumayacağım…..
Levent ile her zamanki gibi gizlice buluştuk keyifsiz halimi sezdi. Evdeki durumu az çok kulağına çalınmış elimi tutmaktan başka konuyu deşmedi. Sessizliğime ortak kalmış yanımdayım mesajı veriyordu ona karşı bir şey hissetmiyorum. Varlığı yıllarca var olmayan yaslayabileceğim bir omuz diye düşündüm bir yanım aldanma diye uyarıyor. Aklım karma karışık çıkmazın içinde sürüklenip duruyorum önümü görmeyecek derece peşinden gidiyorum… Levent ‘i geride bırakıp işimin başına döndüm yani sahnelere o adam ortalıkta dolanmadığı haberi geldi. Ayaklarım geri gitse bile mecbur mekanın kapısını çaldım hem nereye kadar ondan korkaklar gibi kaçacaktım. En fazla ne olabilir? Bir tek canım kaldı öldürmek istese gıkım çıkmaz en kolay kaçış yolu nefesimin kesilmesinden geçiyor. Şarkılar söyleyerek müşteriler eğlenmelerini izledim gecenin yarısında ansızın Kazanova çıkıp geldi. Gözleri benim esirimdi iki saatlik performansın ardından sahneden indim. Kulise giden koridorda aynı his ve o keskin koku burnuma sızdı ardıma bakmasan kulisten içeri girişimle kapımda belirmiş. Destursuz içeri dalışı ile örtülen kapı ile arasında bıraktı gözlerimin derinliklerine inen elaları. Nefesi yüzüme çarptı üzerimdeki ağırlığından kurtulmak için direndim gücü karşısında çırpınışım etkisiz…..