SAHRA Pusula nedir bilemeden caddede koştum koştukça bacaklarımda derman tükeniyor. Yine de gözümde yaş dinmeden yağmura karışıyor o gece ki gibi görüş açısı kayıp aldım başımı gidiyorum. Puslu gözlerimde araçların parlayan farları sinyal çakıyor. Acıyla çıkan korno sesleri yankılanıyor. Sanki o yağmurlu gecenin tekrarı gibi ölüm çağırıyor benliğimi. Yakınlaştıkça kesilmeyen korno sesleri kulaklarımı tırmalıyorken gözlerimi kamaştıran arabanın farları. Bedenim meydan okuyor ruhum adeta ölümle yarışıyor vızır, vızır geçen araçların arasından kollarımdan kavrayan eller. Kaldırıma sürüklemiş kollarımdan sarsıyor “ çıldırdın mı sen? “ “ bırak beni “ Çırpındıkça elleri kollarımı daha sıkı kavradı “ bırakkk..” “ kendine gel ölmek mi istiyorsun? “ “ yaşamışım, ölmüşüm ne fark edecek? Kimin

