6Kafamın içerisin kemirip duran mahkumlar, bileklerime celladım gibi dolanıyor ve damalarlarımı sıkıştırıyordu. Ayaklarım çıplaktı, bütün bedenim buz kesmiş gibiydi ve parmak uçlarım kıpkırmızıydı, üşümüşler miydi? Ruhum dahi buz tutmuşken onları üşümemesi ne kadar doğru olurdu? Ruhumu kanata kanata söktüm içimden geçmişimi. Bir fanusa kapattım. İçine baktığımda, yine ben vardım. Ağır ağır kahvaltımızı yaptıktan sonra hep beraber yine sürü halinde Kül’e gitmek için ayaklandık. Neden durmadan beraberdik bilmiyorum ama Çisil’in son zamanlarda her şeye dahil olması hoşnut olduğum bir durum değildi. Etrafımda tanımadığım insanların yer edinmesi beni bulunduğum durumdan hep soyutluyordu. İçimden konuşmak dahi gelmiyordu. Ben mi çok ön yargılıydım bilmiyorum ama ona gerçekten ısınamıyo

