Anne rahmini, bu günahkar dünya için terk ettiğim günden beri hayat benim için yoluna gitmedi. Zaten hayat yolunda gitmedikçe bende yürüdüğüm yollardan sapmayı tercih ettim. Yeni bir sabaha uyandığımda kendimi daha dinç hissediyordum. Herkes uyuyordu, sadece Mila ve ben ayaktaydık. Beraber mutfakta çayımızla beraber atıştırdığımız gevreklerden dolayı midemiz bizden şikayetçiydi. Benim açımdan bir şeyi yemek için sabah akşam gibi belirli saatler gerekmiyordu. Ne zaman canım ne isterse onu yerdim. Çoğu zaman bu durum nedeniyle midesiz olarak görülsem de umursadığım bir konu değildi. “Ne garip şeyler yaşadık... Kendimizi deli olarak görüp hastaneye yatırdığımız zamanı hatırlıyor musun?” dedi Mila çayını yudumlayıp bir yandan da gülümseyerek. “Hatırlamaz mıyım? Unutmak ne mümkün.” Diyere

