İlayda'dan Ateş hattı gibi geçen kahvaltımız biterken Mardin şehir merkezine giriş yapmıştık. Kalacağımız otelin yolına girmiştik. Stresten ne yapacağımı bilemez oldum. Şehirde sabah hareketliliği başlamış. İşine yetişmeye çalışan. Yada işi yol alan bütün araçlar hareket halinde şehirin yollarını doldurmuş. Benim içimde böyle doluydu. Tanışmak istedim fakat her an vaz geçtim diyesim geliyordu. " Biraz otelde dinlenelim akşam gideceğiz konağa." dedi abim dikkati yoldaydı. Aziz'le arabayı dönüşümlü kullanmışlardı. Benim araba kullanacak halim yoktu. İpek'te bize çarptığından bu yana araba kullanmıyormuş. Otelin önüne duran arabadan inerken elim ayağım titriyordu. " Güzelim! " Aziz'in sesi çok yakınımdan gelirken abim ve İpek arkadan çantaları indiriyordu. Kafamı kahvelerinde tuttum

