Sungur Alp Çakıroğlu’nun teklifini kabul ettiğim için pişman olacak mıydım? Normalde böyle bir şey asla yapmazdım. Hem zor durumdaydım hem de onunla karşılaştığımdan bu yana kader sanki bizi bir arada tutmak için üstün çaba sarf ediyordu. Onun yanında yaşadığım güven duygusu da cabasıydı. Onun elimi tutması bile bütün korkularımı geri plana itiyordu. Ve ondan ayrılma ihtimali istemsizce farklı duygulara çekilmeme neden olmuştu. Bu aşk mıydı? Bu kadar çabuk aşk olunur muydu? Bence aşk değildi. Beni koruduğu için farklı hissetmiştim. Ya da geçmişimi unuttuktan sonra yaşadığım o boşluğun dolması beni ona itmişti. Ne olduğunu bilmiyordum. Kafam karışıktı. Ama bildiğim bir şey varsa bundan sonra hayatım hiç normal ilerlemeyecekti. Sungur Alp ayağa kalktı. “Hazırlan, az sonra çıkacağız.”

