Bizi bekleyen lüks, siyah arabanın arkasında oturmuş kollarımı kavuşturmuş bir şekilde etrafıma bakıyordum. Şoför valizlerimizi de yerleştirip direksiyona geçince, sonunda solumda oturan Tolunay’a döndüm ve sesimi yükselttim: “Bana artık bir açıklama yapacak mısın?” Arabayı çalıştıran şoföre bir bakış attı ve yanındaki bir düğmeye bastı. Şoförle bizi ayıran filmli bir cam yükselip iletişimi kesince kayıtsızca konuştu: “Bizimkiler İtalya’ya gittiğimi sanıyor. Ama oraya dönmek istemiyorum. Ben de Aslan Ağanın yanına geldim.” “Ve beni de buraya sürükledin, öyle mi?” “Benimle geleceğini bilmiyordum Gülbeyaz.” "Ayrıca bu nasıl bir plan? Dayın ya da halan anneni arayıp oraya hiç gelmediğini söylemeyecekler mi?" Sinsice sırıttı: "Hayır, söylemeyecekler. Çünkü bizimkilere dayımın yanına gi

