Tanrım göğüslerini bırakmak o kadar güçtü ki… Dolgun ve diriydi. Ellerime aldığımdaki yumuşaklık beni çıldırtmanın eşiğine getirdi. Daha önce gördüğüm onlarcasından o kadar farklıydı ki! Saatlerce emebilirdim hem de sömüre sömüre. Pembe başını gördüğümde neredeyse uluyacaktım. Bu kadar etkileneceğimi düşünsem ummazdım. Şu siktiğim Almanların projesi bu kadar önemli olmasa Sedef’i sadece göğüslerini emerek boşaltırdım. Bugün teslim etmeliydim. Meme emmek şirketi yürütmüyordu maalesef… Önümden savurduğum kâğıtları tekrar önüme aldım. Belki öğleden sonra teslim edebilirdim. Ne demeye erken gelmemiştim ki?! Can öğleden sonra bir de onlarla toplantı koymuştu. Sikerler böyle işi. Orada Sedef varken ben burada bu işle uğraşmak zorundaydım. Tekrar görüntüsü gözümün önüne gelirken iç çektim

