“Nihat Çetin? Dedemin elini öpmeye mi geldin?” dedi Jülide alaycı bir şekilde gülümseyerek. Kapıdan çekildi ve sırılsıklam olmuş iki adam hemen içeri girdi. Nihat Çetin’in annesi ve kendi anneleri yakın arkadaştı. Şirin’in de yakın arkadaşı olan Nihat Çetin evin manevi oğlu sayılıyordu. Jülide’nin sözü üzerine hemen eğilip dedesinin, nenesinin ve Gülseren teyzesinin elini öptü. “O telefonunu niye açmıyorsun?” dedi İbrahim gergin bir sesle. O diğerlerine başıyla selam vermekle yetinmişti. “Aradın mı ki?” diye sordu Jülide. “Saatlerdir sana ulaşmaya çalışıyoruz.” dedi İbrahim. “Öyle mi? Köy yeri! Telefon pek çekmiyor. Yağmur yağınca iyice azalmış olmalı.” dedi Jülide. Gerçekten görmemişti. Görse açıp İbrahim’le dalga geçme fırsatını kaçırmazdı. “Ayperi burada, değil mi?” diye sor

