Elim ayağım o kadar titriyordu ki.. Sanki sıtma tutmuşta, kendime hakim olamıyormuş gibiydim.. Ellerimi önümde yumruk yaptım ve yavaşça, arkamda nefesini hissettiğim adama döndüm.. Benden uzun boyu yüzünden başımı bayağı bir havaya kaldırmak zorunda kalmıştım.. Krem rengi gömleğinin iki üç düğmesi açıktı ve gögsü şiddetle şişip geri iniyordu.. Gözlerim boynundan yüzüne doğru tırmandığında, kara gözlerini bana dikmiş öylece bakıyordu.. Kirli sakalları nasıl olabilecekse daha sert gözükmesine neden oluyordu.. Siyah ve dağınık saçları ise, herşeye meydan okuyormuş gibi asi bir şekilde dağınık duruyordu.. " Be- ben odayı, temizlemek için.. Yani hemen çıkayım, sonra gelirim.. Siz geçin, yani içeriye.. " Kalın dudakları yanağına doğru hareketlendiğinde, nefesim boğazımda takılı kalmıştı sanki

