Gülbin’den, Arhat ağa ile bir kez daha Bozo konağından çıkıp Zaferani konağına doğru yola koyulduğumuzda bu kez arkamızdan el sallayıp uğurlayan küçük yengelerime ben de kucağımdaki kızımın minik elini sallayarak karşılık verdim. Yanlarından ayrıldığım için üzgün olsam da halamın estirdiği yersiz fırtınalardan uzaklaştığım için mutluydum. Zaferani konağı da boş olduğuna göre nihayet kocamla doyasıya vakit geçirebilecektik. İçimden bir an acaba hizmetçileri de de mi göndersek fikri geçse de saçmaladığımı düşünüp hızlıca vazgeçtim. Koskoca üç katlı konağın işine kucağımda bebeğimle yetişmeme imkan varmış gibi cengaverlik etmenin anlamı yoktu. Zaten günün belli saatleri dışında üst katlara hiç kimse çıkmadığı için yeterince mahrem alana sahipken bir de mutfaktakileri uzaklaştırmak komik

