Gülbin’den, Eli eteğimin altından gittikçe daha tehlikeli bölgelere kayarken kalbim hop diye dışarıya fırlayacak gibi atıyordu. Biz ne ara bu hale gelmiştik, bu adam nasıl böyle pervasız oramı buramı elleyebiliyor hayret ederken her yanımı karıncaların bastığını hissediyordum ama dışımdan put kesilmiş gibi kıpırtısız durmaya devam ettim. “İstemez misin?” Yine sesinin en koyu tonuyla konuştuğunda elinin altında titrer gibi olmuştum. Sanki bende irade diye bir şey bırakmıştı da, itiraz edebilecekmişim gibi bir de fikrimi soruyordu. Sadece gözlerine bakıp yutkunarak ne yapacaksa yapıp bu işkenceye son versin diye çaresizce beklerken elinin dokunduğu yeri yakıp geçen yolcuğuna ara vererek benden sahiden onu istediğimi söylememi bekliyor gibi baktı. Bu mümkün olmadığı için sorusuna soru

