Yazarın Anlatımıyla;
Gün doğmuş, Züleyha gördüğü rüyanın etkisinden çıkamamıştı.. Her ne kadar bilinç altına suç atsa da kalbi titriyordu. Sanki çok büyük bir suç işlemiş gibi korkuyordu narin bedeni.
“Saçmalama Züleyha, çık şu rüyanın etkisinden.. Adam seni bacısı olarak görmeye başlamış demek ki var birisi gönlünde. Hem sana ne oluyor bunca zaman düşünmedin de şimdi mi düştü aklına..”
Aynanın karşısına geçmiş okula gitmek için hazırlanırken içinden hala kendine kızmaya devam ediyordu.
Zümral Hanım odasına geldiğinde Züleyha’nın çoktan kalkmış hazırlandığını görünce; “Ben de seni uyandırmaya geliyordum. Maşallah bugün erkencisin Züleyha’m. Hayır olsun bir taraflarında top patlasa uyanmazdın sen?” diye endişeyle sordu kadın.
Gerçekler öyleydi ama Züleyha’nın en çok sevdiği şey uykuydu. Asla uykusunun bölünmesine bile tahammülü yoktu.
''Uyuyamadım anne sabaha kadar kötü rüya gördüm durdum.'' Züleyha için Derman kötü bir rüyaydı şimdilik.
''Rüyalar tersine çıkarmış kızım.. Hadi kahvaltı hazır, hazırsan iki üç lokma bir şey ye de öyle git okula.''
''Canım hiç bir şey istemiyor anne, midem biraz kötü gibi.. Okula gideyim de kötü oluesam gelirim geri.''
Züleyha rüyasında gördüğü için değil de Derman'ın ona kardeşi gibi davranmasına bozulmuştu aslında. Evden kahvaltı bile yapmadan içinde ki buruklukla çıktı, saçları yine parlıyordu.. Yüzünde ki çiller hafif belirgindi..
Saçları ipek gibi dalgalana dalgalana yürüyordu sokakta.
Kokusu bile kendinden önce gidiyordu yürüdüğü yerlere..
Derman'da annesinin iyi olduğunu görünce rahatlamıştı.. Kahvaltı hazırlanırken o da fırına ekmek almaya gitmiş geri dönüyorken Züleyha'yı gördü..
O nasıl da değişmişti öyle? Bu kız büyümüş mankenlere bile taş çıkarır güzellikte olmuştu.. ''Züleyha'' diye seslendi Derman ama onu duymamazlıktan geldi kız. . Madem kii kardeşi olarak görüyor, o zaman hiç görmesin diye düşünüyordu.
Derman arkasından bakakaldı, hemen mesaj yazdı. Züleyha'nın bu halde nereye gittiğini de merak etti. Önceden birbirlerinin her şeylerini bilirlerdi. Onlar arkadaş değiller miydi.. Şimdi de bilmek istiyordu Derman.
'' Sana seslendim ama duymadın beni Züleyha.. Nereye gidiyorsun?'' yazıp gönderdi Derman..
Züleyha gelen mesaj bildirimine baktı.. Bu Derman'dı.. Okuduğu mesaja cevap verip vermemek arasında gidip deliyordu.
''Demek beni iyice kardeşin olarak görmeye başladın ha, bir de nereye gittiğimi mi hesap vereceğim? Görüsürsün sen.'' deyip mesaja karşılık verdi.
''Okula gidiyorum Derman Abi.. Duymamışım kusura bakma.'' Madem ki kardeşiyim o zaman benim de abim olarak gördüğümü bilsin diyerek gönderdi mesajı Züleyha da.
Derman'sa gelen mesaja şaşırmıştı.. O neden abisi olarak görmüştü ki onu?
Tabi ya.. ''Kıza mesajda bacım dedin lan, salaksın sen kız tabi ki seni abisi olarak görecek.. Ah ulan Derman..''
Derman artık kafasını taşlara vurabilirdi.. Ama o dikkatleri üzerinde topluyordu bile yolda giderken. Bir başka komşularının kızı olan Şebnem'in sesini duydu sonra.
''Dermaaaan.... Dermaaaaaaaaaağnnn'' yolun ortasında kendini parçalıyordu Şebnem kendini duyurmak için.
Derman'ın bu sesi duymaması imkansızdı.
Eee Derman hızlıydı.. Geçmişte oynaşmadığı kim kalmıştı ki bu mahallede.. Şebnem'de onlardan biriydi işte..
Yanına gelmişti bile kız.. ''Dermaan hoş geldin.. Nerelerdesin sen kaçak? Özlettin kendini.''
Şebnem'in hayali Derman onu alır da kendine eş yapar belki diye düşündü ama Derman yolun ortasında rezil oldum diye düşünüyordu.
''Burdayım işte Şebnem.. Gelemiyorum her zaman.. Sen nasılsın? ''
''İyiyim ben de. Kaç gün burdasın? Gitmeden önce gelsene.. Eski günleri hatırlarız birlikte..'' deyip şuh bir kahkaha patlattı.
''Uğrarım olur, daha buralardayım ama şimdi evden beklerler.. '' dedi elinde ki ekmekleri gösterip, Derman bıraksa bile bu işleri galiba geçmişi onu bırakmayacaktı.. Bu hoşuna da gitmiyor değildi.. Genç ve yakışıklıydı.. Saygın da bir mesleği vardı.. Kızlar ona niye bakmasın ki?
Sonunda eve gelebilmiş, onu bekleyen kahvaltı masasına oturmuştu Derman.. ''Oğlum yolda oyalandın değil mi? Mahalledekiler de hep sorup duruyorlar zaten seni.. Kahvaltını yapta birlikte çıkarız, bir ara dışarıya.'' Babası da oğlunun geldiğini gösterecekti millete..
Ama Derman şu an annesini merak ediyordu.. Ne olacak, nasıl iyileşecek? diye düşünüyordu içinden.
''Eee Esma Sultan? Nasıl hissediyorsun kendini? İyi misin, ağrın var mı?'' diye sordu annesine. Ailesi her şeyden önemliydi.. Bunu annesini kaybetme korkusuyla yola çıktığında bir kere daha anladı.
''Seni gördüm ya daha iyi oldum dertlerimin dermanı oğlumm..'' Kadın iyi olmasa da belli etmek istemiyordu oğluna..
Derman babasına dönerek ; '' Ne zaman gideceğiz doktora. Ben araştırdım yolda gelirken iyi bir doktor buldum bence direk ona götürelim annemi baba.''
''Yarın sabah bir kaç tahlil daha yapılacak oğlum.. Onları da yaptırıp götürelim nereye gideceksek.'' Babasının da hoşuna gidiyordu oğullarının bu düşünceli tavrı.
Onlar kahvaltı masasında sohbetlerine devam ederken Züleyha okula gelmiş, her zaman ki gibi arkadaşlarının yanına geçmişti.
Mustafa'nın bakışları bile değişiyordu Züleyha'yı görünce..
Mustafa itiraf edemiyordu ama onu üniversite de ilk gördüğü andan beri seviyordu.
Züleyha kafeteryaya geldiğinde kalkıp sandalyesini verdi ona. '' Çok oturdum ben zaten geç Züleyha sen otur..'' diye fedakarlık bile yapmıştı.. Ama Züleyha ona hiç o gözle bakmamıştı ama bir arkadaş olacakta Mustafa'dan başkasına asla güvenmezdi.
Ağrı'lıydı Mustafa.. Bazen şivesi o taraflara kayıp giderdi, Züleyha'yı en çok bu halleri güldürürdü.. Bazen sırf Züleyha gülsün diye annesini arar telefonda konuşurdu yanında.. Annesiyle konuşurken tam memleket şivesiyle konuşurdu çünkü..
Karar veriyordu Züleyha'ya kendini açmak için ama sırf o çok güzel bana bakmaz diyerek vazgeçiyordu her seferinde.. Başka arkadaşlarına da açıklayamıyordu.. Öyle korkuyordu ki Züleyha öğrenirse uzak durur benden diye.
''Züleyha'mm suratın niye düşük senin? '' Mustafa arkadaşı olarak soruyordu ama kabinin yangınıyla da merak ediyordu. Kim üzdü yine bu kızı? Babası mı bir şey demişti yoksa yine? diye düşünüyordu Mustafa.
''Gece uyuyamadım Mustafa, bir de midem de kötüydü sabah ondandır herhalde.. ''
Züleyha'nın bir cümlesi bile yetiyordu ona. Bunun üstüne başka bir şey sormadan hep birlikte derse geçtiler.
Züleyha başarılı bir öğrenciydi ama bugün derse bile odaklanamıyordu.. Defteri karalayıp duruyordu..
''Ne dermanmışsın bee, nerden çıktın geldin.'' diye söyleniyordu içinden ama mesaja cevap gelmemesine seviniyordu, artık benimde abim olarak kalacaksın Derman bey.. Tabii mahallenin diğer kızları gibi oynak değiliz ya bizi bacın olarak görürsün.. Al işte sen de benim abimsin..'' Züleyha kendini kaptırmamaya çalışsa da kafasının içinde baya baya Derman'la kavga ediyordu..
Dersler bitmek bilmiyordu bugün. Gün uzadıkça uzuyordu sanki Züleyha için ama Derman'a zaman su gibi akıp geçiyordu. Kahvaltıdan sonra babasıyla dışarı çıkmışlardı, annesinin yanında konuşamadıklarını babasıyla daha rahat konuşuyorlardı.. Yarın ki tahlillerden sonra belli olacaktı her şey..
Babasıyla yolda yürürken Zümral hanım geldi karşılarından.. ''Aaa Derman oğlum hoş geldin... Anan ne sevinmiştir şimdi sen geldin ya.. Ben de şu aldıklarımı eve bırakıp geçecektim yanına. Yemek yapayım dedim, bari sende geldiysen akşama size güzel bir yemek yapayım..'' Zümrak hanım pazara gitmişti onlar içinde, şimdi kimsenin aklına gelmez.. Ahiretliği yesin de güçsüz düşmesin diye uğraşıyordu kadın da.
''Çok sağ ol Zümral teyze, sevindi tabi annem.. sağ ol, ben sana yardım edeyim..Ver onarı ben taşırım..'' Derman kadının elinden poşetleri aldı, kadın yok dese de eve kadar taşıyacaktı onları.. Babası kahvede beklerken Derman da poşetleri taşıyordu..
''Siz nasılsınız Zümral teyze, Züleyha nasıl? Serdar amcam nasıl? ''
Derman merak etmişti Züleyha'yı ama direk soramazdı elbette.
''Ne yapsınlar oğlum işte Serdar amcan işte, Züleyha'da okula gidip geliyor..''
''Sevindim.. Okulu nasıl gidiyor, bir sıkıntısı var mı?'' Derman kendine anlam veremiyordu.. Niye Züleyha'yı sorar hale gelmişti ki o?
''Biraz halsizdi bugün ama onun dışında bir sıkıntısı yok oğlum, çok şükür zorlanmadan devam ediyor okula işte..''
''Sevindim Zümral teyze, aslında sizleri de özledim hem sizi görmek için hem de anneme moral olsun diye akşama beraber mi yesek yemeği? Sen de iki kere yemek yapma derdinden kurtulursun hem..''
Derman'ın aklına Züleyha'yı akşam daha rahat görmek geldi. Hem belki mesajda öyle yazmıştı ama gerçekte yine iki arkadaş gibi olurlardı..
''Bak iyi düşündün oğlum, o kuzenin Gülay bakıyor zaten ama valla içim de pek rahat etmiyor açıkçası.. İyi olur o zaman akşam çağırırım bizimkileri de gelirler oğlum..''
Derman kadından aldığı cevapla sevindi. Kadını eve bırakıp, babasının yanına döndüğünde Züleyha'nın da dersleri bitmiş, otobüsle dönüyordu, sonunda bir koltuğa oturmuştu. Elinde ki telefonda Derman'a yazdığı mesaja bakıyordu.. O küçük tatlı bir intikam oyunu oynamıştı..
Akşam Serdar Bey eve gelmişti çoktan, karısını onu arayıp Züleyha'yı al yemeğe Esma'lara gelin'' demişti. Adam bir duş almış, üstünü başını değiştirmiş Züleyha'yı bekliyordu.
Züleyha'da yeni gelmişti eve. Serdar Bey ; ''Züleyhaa üstünü değiştir, yemeğe Esma teyzelere gideceğiz, anan öyle buyurdu hadi oyalanma..'' dedi.
Züleyha'nın gözleri fal taşı gibi açıldı.. Bu da nereden çıkmıştı.
''Baba ben midemi üşüttüm galiba, hemen yatacağım yemek canım istemiyor, sen git.. '' hemen bahanesini hazırladı Züleyha.. Derman'ın ağzından canlı canlı bacım nidalarını dinlemek istemiyordu şimdi..
Serdar Bey de çok acıktığı için, kızı belki ay başı oldu da söyleyemiyor diye üstelemeden çıktı evden.
Kapının zili çaldığında Derman hevesle gitti açmaya ama açtığında gördüğü manzara hoşuna gitmed.. Züleyha neredeydi ki?
''Hoş geldin Serdar amca.. Züleyha yok mu? '' diye bakındı etrafa Derman.
''Hastaymış oğlum o gelmedi. Sende hoş geldin lan hayırsız.. Bir hoş geldin demeden Züleyha'yı mı soruyorsun.?'' Serdar beyden yediği fırçayla kendine geldi Derman.. Niye böyle heyecanlanmıştı ki kalbi? Ama Züleyha gelmedi diye çok üzüldü.. ''Ne oluyor lan bana? '' diye düşünüyordu kendi kendine.. Züleyha onu daha çok düşündürecekti.. Ya kendi isteğiyle bir son verecekti bu abi saçlığına ya da Züleyha onu süründürerek vazgeçireceki.
.
.
.