Fırat’ın sözleri hâlâ Dicle’nin kulağında yankılanırken, adam kadını kollarında çevirdi; sırtı şimdi kendine dönük, kalçaları Fırat’ın kasıklarına yaslanmıştı. Dicle’nin dizleri yatağa gömülmüş, üst bedeni yastıklara doğru eğilmişti; bu pozisyon onu tamamen açık, tamamen savunmasız bırakıyordu. Fırat arkasından diz çöküp ellerini kadının kalçalarına koydu, parmak uçlarını o yumuşak, dolgun ete bastırarak ayırdı. Dicle’nin ıslaklığı hâlâ akıyordu; birleşmelerinin sıcak kalıntıları uyluklarından aşağı süzülüyordu. Adam burnunu o ıslaklığa değdirip derin bir nefes aldı, sonra dilini bir kez daha uzun uzun kaydırdı; arkadan, klitoristen anüsüne kadar. Dicle’nin bütün bedeni irkildi, boğazından kesik bir çığlık koptu. “Bu pozisyonda seni daha derin alacağım,” diye homurdandı Fırat, s

