Herkes nefesini tutmuş, çıkacak kararı bekliyordu. Hamo Ağa, önce Devran’a, sonra Fırat’a ve en son, korkudan titreyen Dicle’ye baktı. Kararını, geri dönülemez bir kesinlikle açıkladı: "Fırat Ağa, Dicle kızı, lekesiz bir şekilde ailesine teslim edeceksin. Bu mesele, kız kaçırmakla çözülmez. Boztaşlar da dökülen kanın bedeli olarak ya Şanverdilere bir can verecek ya da Fırat’ın istediği o verimli toprakları kan bedeli olarak devredecek. Hüküm budur, söz bitmiştir." Bu karar, Boztaşlar cephesinde buruk bir kabulleniş, Fırat cephesinde ise derin bir sessizlikle karşılandı. Ancak Fırat’ın yüzündeki o karanlık ifade, fırtınanın henüz kopmadığının habercisiydi. Birkaç saniye süren o ağır sessizliği, Fırat’ın buz gibi sesi yırttı: "Bu hükmü kabul etmiyorum Hamo Ağa," dedi, sesi o kadar net

