BÖLÜM 13: DİCLE`NİN YENİ ROLÜ

575 Words

Güneş, Şanlıurfa'nın kızıl taşlarını kan rengine boyayarak ufukta kaybolmaya yüz tutmuş, yerini alacakaranlığın o tekinsiz maviliğine bırakmaya hazırlanırken, avludaki sessizlik yaklaşan fırtınanın habercisi gibi ağırdı. Dicle, kendisine işaret edilen sedirin köşesine sığınmıştı; bedeni hala o rutubetli mahzenin soğuğunu atamamış, kemikleri sızım sızım sızlarken, bakışlarını yere sabitlemiş, sadece nefes alıp vermeye odaklanmıştı. Etrafında dönen o hummalı koşturmacayı, hizmetçilerin ellerinde gümüş tepsilerle bir oraya bir buraya seğirtişini, havaya yayılan o ağır baharat ve et kokularını algılayamıyordu bile; duyuları, korkunun o keskin bıçağıyla körelmişti. Tek bildiği, kaderinin iki dudağı arasında olduğu o adamın, Fırat Ağa’nın gelmesini beklemekti ve bu bekleyiş, her saniyesiyl

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD