Kapıyı arkamızdan kapattım. Lara kolunu kurtarmaya çalıştı. “Ne yapıyorsun?” Cevap vermedim. Tırnaklarımı koluna biraz daha bastırıp onu duvara yasladığımda kağıt poşet elinden düştü. İçindeki bardaklardan biri yana devrildi. Lara’nın sırtı duvara çarptığında gözlerindeki o rahat ifade ilk kez kaybolmuştu. Aras’ın sesi arkamdan geldi. “Saye, tamam.” Başımı bile çevirmeden konuştum. “Sen biraz bekle.” Lara’ya baktım. Yakından bakınca o küçümseyici gülümsemenin yerinde öfke vardı. Ve biraz da şaşkınlık. Elimi kaldırıp yüzüne düşen sarı perçemi parmağımla yana ittim. “Neden bunu yapıyorsun?” “Ne yapıyormuşum?” Hâlâ dikleniyordu. Güzel. “Aras’la iki yıldır ilişkim olduğunu biliyordun.” “Ee?” İşte ikinci hata. Başımı yavaşça yana eğdim. “Ee mi?” Lara dudaklarını kıvırdı. “İlişkin

