Masayı ararken Alaz'ı gözüme kestirdim ve birlikte ilerlemeye başladık. Masaya geldiğimizde gözlerimi masadakilerle gezdirdim. “Cenk?” dediğimde bana döndü. “Derin!” deyip ayağa kalktı. Bana yaklaştığında sarıldık ve Cenk elini belime koyup okşamaya başladı. Ayrıldığımızda gözlerim Alaz'ı buldu. Bana öyle sert bakıyordu ki... “Nasılsın?” “İyiyim, sen?” “Ben de çok iyiyim, burada ne işin var senin?” “Babam kalp krizi geçirip vefat etmişti, burada bir arsamız vardı, o bana düştü. Alaz Bey de onu almak istiyormuş.” “Siz tanışıyor muydunuz?” diye Alaz ikimizi parmağıyla gösterdiğinde yanına oturdum. “Cenk benim hem ilkokul hem lise arkadaşım.” “Ne güzel, yakınsınız da biraz,” dediğinde siniri tepesinde olduğuna emindim. Gözünün yanından geçen damar oldukça belli ediyordu zaten. “Biz

