Korku… İliklerime kadar hissettiğim, sadece saf korkuydu. Kurşun sesleri ve çığlıklar arasında, tek düşünebildiğim bedenimi Asya’ya siper etmekti. Kurşunlardan biri gelip, onu bulacak dehşetiyle öyle çok korktum ki. Yabancısı olmadığım, fakat bir türlü alışamadığım bu duyguyu daha önce de yaşadığım zamanlar olmuştu. İlki Asya’nın geçirdiği kazadaydı. Bebeğimizi kaybettiğimiz kazada. Bir diğeri bizi ayıran, arabasına konan bomba sırasında. Uyuya kalırsam ve Asya benden önce uyanıp, o arabaya binerse diye sabaha kadar gözümü kırpmamıştım. Birkaç saat önce ise korkularımı katlayan o hissi yaşadım. Bu, sevdiğim kadının hayatıyla üçüncü sınanışımdı. Asya benim tek zaafımdı. Zayıf yanımdı ve bunu bilmek, bir adım gerisinde kısır bir döngünün içinde hapsolmak, içimdeki isyanı büyütüyordu. Hiçbir

