Ali’nin günleri birbirine karışmaya başlamıştı. Nilay'ı gördüğü günler onun için anlamlı, geri kalan zamanlar ise sanki hiç geçmiyordu. Esra’nın da ortadan kaybolması, Ali’nin kafasını iyice karıştırmıştı. İçindeki belirsizlik onu huzursuz ediyordu. Hem Nilay’ın esrarengiz halleri hem de Esra’nın ani yokluğu arasında sıkışıp kalmıştı. Esra’nın gitgelli halleri üzerine düşündükçe, Tahir Hoca’nın ergenler hakkında söyledikleri aklına geliyordu. Bir gün, öğretmenler odasında Tahir Hoca ile karşılaştı. Tahir Hoca, Ali’nin dalgın bakışlarını fark etti ve bir sandalye çekip yanına oturdu. “Ali, bir süredir seni düşünceli görüyorum. Her şey yolunda mı?” diye sordu, gözlerini ondan ayırmadan. Ali, bir an tereddüt etti, sonra içini dökmeye karar verdi. “Aslında, son zamanlarda kafam çok karışık.

