Megan, New York da fazla güneş almayan evinde gözlerini açtığında saat 15.00 sularıydı. Bu ara fazla geç uyanıyordu. Aldığı antidepresanlar onu çok fazla uyuttuğu için tekrardan doktoruna gitmesi gerekiyor. Ama kim gidecek?
Megan zoraki yatağından kalkıp, her sabah yaptığı rutinine doğru yola koyuldu. Yüz yıkanacak ve hemen bir kahve yapılacak. Keşke bu işler uyanınca yüklenmiş olsa…
Bipolar hastaları için hayat zordur. Yorgunluğu, kafa bulanıklığı ve depresyon döneminde olan o kişinin evden çıkmak istememesi..
Bugün evden çıkmam lazım dedi Megan, bir kitap almalıyım. New York da güzel bir işi var aslında. Bir yayın evine bağlı çalışıyor ve 20’den fazla eseri var. Bunu başarmasının en büyük nedeni Bipolar olmuş olması olabilir.
Hızlıca kahvesini içip, hayranlarından gelen maillere tebessüm ettikten sonra çıkma zamanının geldiğini anlayarak ve hayata lanet ederek yola koyuldu.
Kocaman bir kitapçıya girerek 2 saat zaman harcayacağını biliyordu ve yine bir kahve alarak yürümeye başladı. Paulo Coelho okumayı aşırı seviyordu. Yüksek ihtimal yine onun bir kitabını alacaktı. Kitapçıya geldiğinde, dram dolu kitap raflarına hızlıca göz atmaya başladı. Tam o sırada kitap harici bir adam ilişti gözüne. Uzun boylu, saçlarının yanları hafif kırlaşmış ama genç gözüken bir adam. Kumral ve güzel kokulu. Sıkmış olduğu parfüm burnuna yapışmıştı resmen. Uzun zamandır adamlara da, aşk denilen saçma duyguya da tövbeliydi. Ama adamdan iki, üç dakika gözlerini alamadı ve hemen üstündekilere baktı. Yine kot ve siyah tişört giydiğini fark etti. Çok kişo vermişti. İnanılmaz bir iştahsızlık yaşıyordu. Sonra kitaplara tekrardan döndü ve ‘’Aldatmak’’ kitabını eline aldı. Tam başka kitaplara göz atacakken adamın ona doğru yürüdüğünü fark etti. Kalbi birden hızlandı.
Sakin kalmaya çalışarak, çantasındaki gözlüğünü aradı. Bu saçma davranışı neden yaptığı umrunda bile değildi ve salakça çantasını yere düşürdü.
Adam hızlı bir şekilde çantayı yerden alarak Megan’a uzattı. Megan, yeşil gözleri ile ona bakarken, adamın gözlerinin güzel elaya kaçan bir kahve olduğunu fark etti. Yüksek ihtimal boyu 1.90’a yakındı. Teşekkür ederim demekle yetindi, çünkü konuşursa, kesinlikle saçmalayacaktı. Adam ne demek dedi ve tam gidecekken geri döndü. Bu arada ismim Joe.