İkinci kaçak çayları da masaya gelmişti. İkisi de ilk bardaklarını bitirmiş, sohbet yavaş yavaş daha rahat bir hâl almıştı. Melek bardağını avuçlarının arasına aldı. Bir süre çayın buharını izledi. Sonra gözlerini Şiyar'a çevirdi. "Biliyorum..." dedi sakin bir sesle. "Normal bir ilişki değil bizimki. Ama eski sevgilinin geri geldiğini bilmek benim hakkımdı." Şiyar başını hafifçe salladı. "Haklısın." Kısa bir sessizlik oldu. "Selvi'nin burada olması benim için hiçbir şey ifade etmiyor." dedi. "Sana anlatmayacak mıydım? Elbette anlatacaktım. Ama telefonda anlatılacak bir konu değildi. Yüz yüze konuşmak istedim." Melek derin bir nefes aldı. "Demek ki..." dedi hafifçe gülümseyerek, "her şerde bir hayır vardır." Şiyar kaşını kaldırdı. "Nasıl yani?" "Abimin kaza geçirmesi..." dedi.

