Lara' nın anlatımından: Hastanenin beyaz duvarlarının ardında geçen günlerim nihayet sona ermişti. taburcu işlemlerinin ardından Kuzey’in yanında sessizce yürüyordum. Çantasımı hafifçe kavrarken, içimdeki gerilim hiç dinmiyordu. güvenlik görevlileri, makinelerin soğuk sesi artık geride kalmıştı. Ama dışarıda, onları bekleyen gölgeler hâlâ oradaydı. Araca bindiğimizde, motorun sesi kalbime işleyen bir yankı gibi oldu. Camdan dışarı bakarken göz kapaklarım titredi. O an, beynimin içinde bir görüntü aniden belirdi: Direksiyonun boşluğa düşmesi, frenlerin tutmaması, metalin çığlığı ve havada asılı kalan o kaza anı. Ellerim istemsizce titredi, nefesi düzensizleşti. “Hayır… fren… tutmuyor… yine oluyor,” diye fısıldadı kendi kendine. Kuzey hemen fark etti. Direksiyonun kontrolünü bırakmadan

