Eflal Lal gitti. Ben göt gibi kaldım. Teknik olarak tüm işleri başımıza ören Lal olabilirdi ama bunun üzerinden çok sular akmıştı. Lal’in ailesi de benim ailem de bunu öğrenecek ve kıyametler kopacaktı. Lal’in ardından odamda kaldım. Babamı aramam gerekiyordu. Her şeyi ilk benden duymalıydı. Lal’den haber gelene kadar aramak istemiyordum. Kimseyle konuşacak halim yoktu. Asiye’nin bu yaptığının bir cezası olacaktı elbet ama önce kendimizi kurtarmalıydık. Bu hikâyede yanan pek çok taraf vardı. Sırt üstü uzandım yatağa. Lal’den haber beklerken uyuyakalmışım. Normalde dört dönmem gerekirdi ama salakça bir rahatlama mı geldi ne? Telefonun sesine gözlerimi açtım ve direk cevapladım. Babam karşımdaydı. Toparlanarak masaya geçtim. “Babacığım.” Dedim sesimi düzgün bir tonda tutmaya çalışarak.

