Eflal Ne yaşamıştık ya! Sabah gözlerimi araladığımda dünün etkisinden çıkamıyordum. Kapımız tıklatılınca uyandım. Lal uyuyordu. Gün hala aydınlanmamıştı. Yavaşça üzerinden kalktım. Ses yapmadan kapıya doğru gittim. Karşımda Asiye vardı. Pek hayırlı bir iş gibi durmuyordu. Gözlerimi açmaya çalışırken antreye çıktım ve kapıyı kapattım. “Hayır olsun inşallah.” Dedim. Asiye’de pijamalarıylaydı. Belli ki o da uyandırılmıştı. “Gönül abla geldi. Gelmiş yani. Annemlere gitmiş önce. Onlar da beni uyandırdı.” O konuşurken adımlarım merdivenlere yönelmişti bile. Üzerim çıplak altımda sadece şort vardı. “Ya bir dursana.” Diye arkamda ceylan gibi sekerken salona girdim. Annem ve yanında bir kadın vardı. Asiye’nin anne babası da oradaydı. Bakışlarım yabancının üzerinde kitlenirken Asiye’ye döndüm.

