Ömer: Odada volta atıyordum. O adamı savunmaktan azla vaz geçmiyor. Hayatından çıkartmıyor ve ihtimalleri kaldırmıyor. Beni asla anlamıyor. Kendini benim yerime koymuyor. 2 günlük Afra için ortalığı birbirine katarken ben yılların Fırat’ını dert ediyorum diye beni yargılıyor. Bir de yetmezmiş gibi beni incitmekten çekinmiyor. Ben bunu nasıl aşacağım? Beni sevdiğine nasıl ikna olacağım? İnsan sevdiğine kıyar mı? Vurması değil mesele sadece. Hislerimi incitmekten çekinmiyor. Ne kadar süre odada dolandım bilmiyorum. Açlıktan midem burulunca kendime ekmek arası bir şeyler yapmak için mutfağa gittim. Masayı toplamış yemekleri ocağın üzerinde bırakmıştı. Her şey çok güzel kokuyordu. Kendime su doldurdum ve yemekleri görmezden gelmeye çalıştım. “Özür dilerim,” dedi ardımdan Nare. Dönüp ba

