Derin bir nefes... Getirirdim tabii ki, bütün yıldızları sana... İstersen doldururdum, ay ışığını avucuna... Önce alt dudağını ısırdı ve sonra üst dudağını. Üstündeki boğazlı siyah kazağının boğaz kısmını düzeltti, ayakkabılarını kontrol etti. Temizlerdi... Kapının önünde dakikalarca durdu ve iki üç kere ayağının ucunu yere vurdu... Asla stresli değildi; Stres onun beden bulmuş hâli gibiydi. Bir an özenle tarayıp dzüelttiği saçlarına sağ elini soktu ve derince nefes aldı. Geri dönse daha mı iyi olurdu acaba? Kız istemeye mi gidiyordu sanki? Neden çekiniyorsa? Tam arkasını dönmüştü ki açılan kapıdan yere vuran beyaz ışıkla alt dudağını ısırıp gözlerini panikle kapattı. "Berk?" Genç kızın tatlı sesini duyar duymaz cıvık bir hamur kıvamına gelen kalbi yüzünden ağlamaklı bir

