Ateş
Uzun yıllar verdiğim mücadelenin sonunda karşılığını almıştım. Bunu kutlamak için evimin bahçesinde büyük bir parti yapacaktık.
''Selam dostum!'' diyerek içeri girdi Deniz.
''Hoş geldin. Geç kaldın, şirketimizin kutlamasına neredeyse davetlilerle birlikte gelecektin.''
''Biraz işim vardı, anlarsın. Gece burada olacağız sonuçta enerjimi önceden atmam gerekti.'' dedi sırıtarak.
Bahçede her şey hazırdı artık misafirlerin gelmesini bekliyorduk. Organizasyonu yakın arkadaşım Deren yapıyordu. Onun organizasyon firması gerçekten en iyilerden biriydi. Deren işlerini bitirince yanımıza geldi.
''Ah beyler! Bu partiye ben de herkes gibi davetli olarak gelmek istiyordum. Katılacağım partiyi neden ben hazırlıyorum. Saçmalık bu!''
''Ama güzelim biliyorsun, senden başkasına güvenemezdim.'' diye cevap verdim.
''Gönlümü almayı da biliyorsun, neyse hazırlanmam lazım artık. Parti kızı moduna girmeliyim. Öptüm sizi.''
Deniz ile bahçeye çıktık, birbirimize baktık ve başardık dedik. Zor bir hayatımız olmadı. Ailelerimiz zaten varlıklıydı. Özel okullar, yurt dışında eğitimler... Bütün fırsatlar vardı. İkimizde aile şirketlerinde çalışmak yerine kendi şirketimizi açmayı istedik. Zar zor ailelere kabul ettirdik. Şirketimiz kısa zaman içinde bir çok büyük anlaşma yaptı. Elbette soyisimlerimizin ve ailelerimizin desteğinin burada payı çok büyüktü. Yani bugün başardığımız şey yine ailelerimiz sayesinde oldu. Bunun bilincindeyiz. Kutladığımız ise kendi çabamız. Evet onların desteği çok büyük ama projeleri biz geliştirdik ve her ne kadar aileler ön planda olsa da hiç kimse kötü projelere milyonlar bağlamazdı.
Davetliler yavaş yavaş gelmeye başladı. Deren yine durmuyor ve sürekli etrafı kontrol ediyor gelenleri karşılıyordu. Deren benim kız kardeşim gibiydi. Zaten ben, Deniz, Erdem, Deren hep beraber büyüdük. Bir de Ece var, Deren'in kuzeni. Kimse ondan pek hoşlanmaz ama Deren'in kuzeni olduğu için terslemez de. Uzun zamandır bana karşı ilgisi olduğununda farkındayım ama ben ona hiç öyle bakmadım. Çapkın biri olduğum doğrudur ama Ece'de beni her zaman rahatsız eden bir his vardı.
Parti başladığında bizim ekip ayrı bir köşede duruyordu. Ece'nin gelişiyle herkes biraz gerilmişti. Biraz alkol aldıktan sonra yanıma geldi ve konuşmaya başladı.
''Seni çok özlemişim Ateş. Uzun zamandır çok yoğundun. Görüşemedik.''
''Aslında her hafta denk geliyorduk Ece.''
''Denk gelmek değil Ateş, seninle vakit geçirmek istiyorum. Başbaşa.''
''Ece lütfen bu konuları açma. Bunun mümkün olmadığını sana defalarca söyledim.''
''Ama ben seni sevmekten ve beklemekten asla vazgeçmedim Ateş.'' dedi ve bir anda bana sarıldı.
İş ortaklarım, ailelerimiz buradayken böyle davranması beni çok öfkelendirdi. İnsanlara belli etmeden onu ittim ve yanından uzaklaştım. Bu tavırları beni artık çok zorluyordu. Babası da bundan memnundu çünkü benimle evlenmesini istiyordu. Deren ile nasıl kuzen bunlar hiç anlamıyorum gerçekten. Deren de Ece'den pek hoşlanmaz. Teyzesinin hatırına katlanıyor sanırım. Çünkü teyzesi Sezin de dünya tatlısı bir kadındı.
Uzun süren partinin ardından insanlar yavaş yavaş dağılmaya başladı. Babam konuşacağı önemli şeyler olduğunu ve sabah onunla görüşmek için eve gelmemi söyledi.
''Bana bak Ateş. Sakın geç kalma. Yarın mutlaka konuşmalıyız.''
''Tamam baba, merak etme sabah erkenden yanında olacağım.''
Annemi ve babamı da uğurlayıp bahçeye geri döndüm. Partinin başından beri bakıştığım sarışına kartvizitimi verdim ve beni aramasını söyledim. Evime pek insanların gelmesinden hoşlanmazdım ama Deren bahçemin bu kutlama için harika olacağını söyledi. Herkes dağıldıktan sonra bayılmak için odamın olduğu kata çıktım. Kapıyı açtım ve yatağa yattım. Uyudum demek isterdim ama bu yorgunlukla uyumak değildi bu adeta bayıldım.
Sabah erkenden uyandım ve babamın yanına gitmek için evden çıktım. Babamın ısrarla beni çağırması ve benimle konuşmak istemesi çok sık olmaz aslında. Önemli bir konu olmasa gece de söylerdi. Eve vardığımda kapıyı kardeşim Karan açtı. Dışarıdaki insanlara çok ciddi davransa da aslında çocuk gibidir.
''Oo, abilerin en yakışıklı günaydın. Hoş geldin.''
''Oo yalaka günaydın. Ne isteyeceksin yine benden?''
''Aşk olsun ya abimize günaydın dedik alt tarafı.''
''Kapıda neyi tartışıyorsunuz acaba. Haydi kahvaltıya gelin.'' diye seslendi annem.
İçeri girdik ve masaya geçtik. Ben tek başıma evimde yaşasam da bu ev oldukça kalabalık. Sık sık gelip ben de burada kalıyorum. Annem, babam, Karan, dedem, babaannem, amcam ve ailesi de bu evde yaşıyor. Bu kalabalık bazen beni mutlu etse de bazen kaçmak istiyorum. O yüzden kendi evim var.
Kahvaltıdan sonra dedem, amcam, babam, Karan ve ben çalışma odasına çıktık. Babam oldukça gergin duruyordu.
''Vakit kaybetmeden anlatın. Sorun nedir?''
''Son aldığımız ihalenin ardından tehditler almaya başladık Ateş. Bu kez ciddiye alsan iyi olur. Çünkü işin arkasında Zafer Koca ve oğlu Caner var.''
''Bu adamlar asla akıllanmayacak baba. İmkanımız varken ikisini de öldürmeliydik.'' dedi Karan.
''Ben bu tehditleri kaç kez aldım baba. Umrumda bile değil. Ne yapabilirler sanki? Herkesi korumaya al ve onlarla ilgilen. Ben bunlarla baş edebilirim.'' dedim ve dinlemeden oradan ayrıldım. Bu konular artık beni çok sıkıyordu. Arkamdan koşarak Karan geldi ve babamın şirkete gitmeyeceğini söyledi. İkimizin gitmesini istemiş. Sinirlensem de tamam dedim. Deniz'i aradım ve olanları anlattım. Ardından Karan ile beraber şirkete geçtik.
Sabahki aile toplantısından dolayı şirkete geç varmıştık. İçeri girdiğimiz anda herkesin ilgi odağı biz olmuştuk. Geçen günlerde bir kez takıldığım kız ise bizi karşıladı. Adını hatırlayamayınca yaka kartına baktım. Görsel hafızam iyi olsa da isimler asla aklımda kalmaz. Kızın adı Buketmiş. Buket asansöre kadar bize eşlik etti. Asansöre geldiğimizde Karan muhasebe müdürünü görüp iki dakika onunla görüşmek için yanımızdan ayrıldı. Buket ile asansörün önünde kaldık. Sözde yanlışlıkla bana temas edip duruyor. Sabit dururken bir anda dengesini kaybeder gibi yapıp kucağıma düştü. Ah! Bu numaralar var mı hala?
''Ateş bey, o gece benim için çok özeldi. Sizinde vaktiniz olursa tekrar edelim.'' dedi. Güzel bir kızdı.
''Olabilir.'' dedim ve göz kırptım. En azından amacını belli ediyordu. Saçma sapan taktikler peşinde değildi. Bu tarz taktikler yapan kızlar bana çok daha basit görünürdü.
Karan yanımıza geldi ve asansöre bindik. Asansör kapanırken Buket'e tekrar göz kırptım. Karan ise kahkaha attı.
''Ne var lan?''
''Ah ama yapma böyle abiciğim, yaralı ceylanlar bırakacaksın ardında.'' dedi gülerek. Zaten böyle olmasın diye niyetini belli eden kızlarla görüşüyordum. Beklenti yok, aşk yok, sorumluluk yok. Her şey mükemmel.
''Tuvalette bir kız seni bekliyormuş.'' dedi Karan.
''Ne saçmalıyorsun?''
''Kızlar konuşurken duydum. Telefondaki kız Ateş ile bu kez kesin tanışacağım. Geldiğinde hep ilk önce lavaboya gidip ellerini yıkıyor orada bekleyeceğim ve taktik yapacağım diyordu.''
''Telefondaki kızı nasıl duydun acaba?''
''Ben her şeyi duyarım aslanım.'' dedi kahkaha atarak.
Asansör durduğunda Karan'a gülerek lavaboya doğru gittim. Tam kapıya vardığım anda kapı açıldı. Bir kadın çıktı ve bana çarptı. Gerçekten de Karan haklıymış. Bu basit numaralar ile beni kandırabileceğini sanan biri varmış. Küçümser bir şekilde gülümsedim.
''Basit numaralar.'' dedim.