Çakır’dan Sabahın ilk saatlerinde gözlerimi açtığımda Mina’nın kalçaları beni fena halde zorluyordu. Erkekliğim, erekte olmuştu. Yorganı kaldırıp yataktan çıkacakken geceliğinin beline kadar sıyrıldığını gördüm. Süt rengi bacakları meydana çıktığında dudaklarımı yaladım. Onları öpmek ve yalamak istiyordum. Tamam, en son içine girebilme şerefine ermiştim fakat hala tam olarak ona kavuşamamıştım. Telefonum çalmaya başladı. Sabahın beşinde kim arıyordu? Kutay’ın ismini görünce yataktan kalktım. Adana’ya uçmak için saat yedi gibi havaalanında olmalıydık. Özel jetle gideceğimiz için çok da önemliydi. Karımın biraz daha dinlenmesine fırsat vermeliydim. Telefonu açtığımda “Lan, sabah sabah beni mi özledin?” diye sordum, alayla. Sabah erkenden aradıysa sorun vardı. “He seni özledim! Başka der

