Akın söz verdiği gibi yemeği ödedikten sonra Şirin’i tatlı yemek için aklındaki yere götürdü. Deniz kenarına inip üzerinde tulumba tatlısı, baklava gibi resimlerin olduğu bir otobüsün yanına geldiler. Akın karton bir kutuya biraz tulumba tatlısı biraz baklava doldurdu. Çatal yerine minik iki uçlu kürdanlar vardı. Onlardan da aldı. Sonra köşedeki semaverden karton bardaklara çay doldurdu. Hepsini plastik bir tepsiye koydu ve hala ayakta boş boş dikilen Şirin’i ayağıyla kasaya doğru itti. Şirin gülerek tatlıların parasını ödedi. Sonra denize bakan belediye banklarından birine oturdular. Akın aldıklarını aralarına dizip tepsiyi geri götürdü. Geri gelirken su da almıştı. ‘’Genelde filmlerde böyle otobüslerde köfte ekmek satılır.’’ dedi Şirin. ‘’Etrafa bir bak Şirin, her yerde köfte-ekmekç

