Şirin üçüncü kahvesini içiyordu. Bu arada Nihat Çetin’in ofisinde bir pufa oturmuş, cumartesi akşamı olanları düşünmekteydi. O iki sıkıntılı günün yorgunluğunu pazar günü tüm gün ve gece uyuyarak atlatmaya çalışmıştı. Pazartesi öğlen olmak üzereydi ama hala deli gibi uyumak istiyordu. Böyle dramalara alışkın olmayan bünyesi ne yapacağını bilemediği için kendini uyku moduna almaya çalışıyordu anlaşılan. NÇF hala gelmemişti. Şirin sabah evden çıkmak üzereyken cezası aklına gelmiş alelacele geri dönüp üstündeki yeşil elbisesinin yakasına logo zımbalamak zorunda kalmıştı. Yakasını Nihat Çetin’e gösterip ne kadar uslu bir çalışan olduğunu göstererek ‘Aferin!’ almak istiyordu. Buna ihtiyacı vardı. Sahi nerede kalmıştı bu adam? Yedinci kez aradı ama telefon meşguldeydi. Görünce bana döner nası

