Nihat Çetin biraz uzakta telefonla konuşurken Şirin ve Akın valizlerini yerleştiriyorlardı. 5 günlük tatil hepsine iyi gelmişti. Hafifçe yanmış yüzleri tatil enerjisiyle ışıl ışıl parlıyordu. Her ne kadar bu enerji ancak eve varana kadar sürecek olsa da… Çünkü malum tatil yorgunluğu diye bir şey de vardı. İnsanların dinlenmek için gittikleri tatilden sonra bir de tatile gittikleri için dinlenmeleri gerekiyordu. Akın ve Nihat Çetin arasında da işler yolunda gibiydi. Nihat Çetin biraz da Akın’ın yapışkanlığından usandığı için inadını ve duvarlarını kırmıştı. Açıkçası her ne kadar Şirin için yaptığını bilse de onun için bu kadar çabalaması bir tık hoşuna bile gidiyordu. Akın bagaja son düzenlemeyi de yapıp elini çekerken Şirin şap diye bir öpücük kondurdu yanağına. Akın ise hala telefonda

