-Maya’dan- Gençaslan malikanesinin sabahı, normal insanlardaki gibi güneşle değil; Bedri Bey’in sabah saat yedide salonda attığı "CİNAYEEEEET!" nidasıyla başlıyordu. Yatak odasından havlu sarınmış bir halde fırlayıp salona koştum. "Ne oluyor?! Leyla Karadağ saldırdı mı? Ev mi basıldı?!" Salondaki devasa antika yemek masasının üzerine serilmiş olan kıyafetlerin arasında Bedri Bey, elinde mor renkli, tüylü bir toz alma fırçasıyla sinirden titriyordu. "Daha kötüsü oldu Maya!" dedi feryat ederek. "Yekta Beyefendi’nin bu devasa gardırobunda tek bir tane bile pastel ton yok! Adam bütün kıyafetlerini sanki cenazeye gidiyormuş gibi siyah, füme ve gece mavisi renklerinden dizmiş! Biz o ihtişamlı baloya bu matlıkla gidersek sosyetenin diline sakız oluruz!" Tam o sırada salonun kapısı açıld

