-Yekta’dan- Dünyadaki insanların büyük çoğunluğu kendilerini saklamayı başardıklarını sanırlar. Oysa bir insanın yalan söyleyip söylemediğini anlamak için sözlerine bakmanıza gerek yoktur. Omuzlarının duruşu, nefes alışındaki o milimetrik hızlanma, parmaklarının ceketinin kıvrımına yaptığı o belirsiz baskı... İnsanlar bedenleriyle sürekli konuşurlar; sadece dinlemesini bilen birine ihtiyaçları vardır. Benim hayatımda ise tesadüflere yer yoktu. Şirketimin bilançolarında, holdingin koridorlarında ve hayatıma girmesine izin verdiğim kısıtlı insan çevresinde her şey kusursuz bir matematiksel düzen içinde işlemek zorundaydı. Ta ki o geceye kadar. Hayatım boyunca yüzlerce davete katılmış, binlerce insanla el sıkışmışımdır. Hepsi de üzerlerinde en pahalı kumaşlarla, yüzlerinde en sahte teb

