-Maya’dan- Telefon ekranımda duran o kısa mesajı belki de ellinci kez okuyordum. 'Yarın akşam saat 20:00. Pera Palas. Siyah bir elbise giy. Gömlek bedenimi bildiğin gibi, takım elbiseme uyum sağlamanı bekliyorum. -Y.G.' Kalbim her okuyuşumda göğüs kafesimi delmek istercesine çarpıyordu. Adam bildiğiniz beni ayağına, hem de İstanbul’un en görkemli tarihi mekânlarından birine davet ediyordu. Ama davet ediş şeklindeki o hafif alay, o "gömlek bedenimi bildiğin gibi" vurgusu yok mu... Yüzümün alev alev yanması için tek bir satır yetmişti. "Hâlâ o ekrana aptal aptal bakıyorsun Maya!" Bedri Bey’in salonda yankılanan tiz sesiyle irkilip telefonumu kucağıma düşürdüm. Bedri Bey, elinde kocaman bir tüyle kaplı yelpaze ve boynunda terzilerin kullandığı o mezuralardan biriyle tepemde dikiliy

